İstanbul Olmak
  1. Anasayfa
  2. Düşünce

İstanbul Olmak

0
Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

İstanbul her zaman perdeleri olan bir şehirdi. Osmanlı’da Asitane, Darulhilafe ve Dersaadet…

Bizans’ta Byzantion, Augusta Antonina, Nova Roma, Konstantinopolis, Kostantiniyye, İslambol ve İstanbul isimleriyle tarih boyunca birçok farklı isimle perdelendi. Tarihin tam göbeğinde düzinelerce savaş, ayrılık, barış, kaos, sevinç, aşk, başarı ve daha birçok olaya şahitlik etmiş bir şehir. İnsanın içindeki en güçlü duyguyu uyandırabilen bir şehir haline geldi. Bu duygu merak duygusu çünkü bir insan merak ettiği sürece hayattan zevk alabilir. Bir adım ötesini görebilir.

İstanbul, İstanbul olduğundan mütevellit seçiciydi.  Her manzarayı herkese göstermezdi. İnce eleyip sık dokuyarak insanların içindeki merakı tetiklerdi. Tek başına gezen bir gezgin edasıyla veyahut bir görevi idame ettirmek için canla başla çalışan bir kimse gibi dolaşmak gerekirdi. İstanbul’da yaşamak ve İstanbul’u yaşamak arasında çok ince bir çizgi vardı. Dışarıdan gelenler, gezgin olurdu. İstanbul’un ilk büyüsüydü bu. Onu görmeye gelenlere tüm ihtişamını gösterirdi. İlk kez gelmiş birisinin hayallerini süslerdi. Birde burada yaşayanlar vardı. Temposuna, insanına, kalabalığına, trafiğine ve bunun gibi birçok soruna ayak uydurmak zorunda kalanlar…

Bu insanlar, bu temponun içinde eriyip giderdi. Bu İstanbul’un ikinci perdesiydi. Belki de en gerçekçi perdesiydi. Bir sabah metrosundaki insanların yüzleri size hayat koşturmacasını çok net anlatabilirdi. Birde üçüncü bir perde vardı. Bu perdeyi her şeye rağmen o merakı içinde yaşatmaya çalışan insanlar oluştururdu. İşte, İstanbul böylelerine ayrıcalık tanırdı. Çünkü başta da dile getirdiğim gibi İstanbul perdelerle çevriliydi. Onu kaleme alanların kalemi şahlanırdı. Onu resmedenler; boyaların içinde farklı bir İstanbul’a tanık olurdu. Onun fotoğrafını çekenlere bambaşka bir bakış açısı sunardı. Onu gezgin ruhla gezenler, hayatlarının en nadide tesadüfler silsilesini yaşardı. İstanbul’da yaşamak ve İstanbul’u yaşamak arasındaki ince çizgi işte tam olarak böyleydi. Birbirine yabancı bu insanlar arasında İstanbul herkesle çoktan tanışmıştı.

What’s your Reaction?
+1
109
+1
350
+1
453
+1
431
+1
0
+1
301
+1
188

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Ben Ayşe Dündar. Atatürk Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı öğrencisiyim. Aynı zamanda Bilgisayar Programcılığı okumaktayım. Düşünce, felsefe, şiir ve insanın anlam arayışı üzerine yazılar kaleme alıyorum. Keşfetmeyi ve hayatı bu tutku üzerinden idame ettirmeyi seviyorum.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir
gel-one-cikan-gorsel-efdalog

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yorumlar (0)

  1. 03/02/2023

    Bir hevesle okumaya başladığım yazı çok çabuk bitti :’) Keşe bu kadar kısa tutmasaydınız.

  2. 03/02/2023

    Gerçekten istanbul adına yazılmış onca şiir,yazı var ki… Bunları okumaktan hiç bıkmayacağım sanırım. Kaleminize sağlık…

Bir yanıt yazın