Değiştiremediklerimiz
  1. Anasayfa
  2. Düşünce

Değiştiremediklerimiz

0
Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Hepimiz hayatın akışında bir yerlerde sevmek ve sevilmek ihtiyacıyla yanıp tutuşuruz. Özellikle romantik ilişkilerde hemen hemen her insanın kendine koyduğu kural ve tabulardan bahsetmek mümkündür. İlişkide olacağımız insanın her yönüyle bize hitap etmesini, dilediğimiz kişisel ve fiziksel özelliklere sahip olmasını umarız. Dolayısıyla koyduğumuz kriterleri karşılayamayan kişileri bırakın hayatımıza almayı, çoğu zaman tanımak bile istemeyiz. Peki tamamen soyut olan bir kavramdan -sevgiden- bahsederken, elle tutulur kalıplarla hareket etmeye çalışmak ne derece doğrudur?

Bu düşünceler kafamızda sürüp giderken, sizlere ikili ilişkilere büyük ölçüde ışık tuttuğuna inandığım bir film önermek isterim.

Filmimiz: Ruby Sparks.

Ruby Sparks, Türkçeye ‘Hayalimdeki Aşk’ adıyla çevrilmiş, 2012 yapımı Amerikan filmidir. Valeria Faris ve Jonathan Dayton tarafından yönetilen filmin, romantik komedi türüne alışılmadık bir bakış sunduğunu açıkça söyleyebiliriz.

Mükemmeliyetçilik algılarımızı bir kenara koyduğumuzda filmin bize verdiği mesajları açıkça görebileceğimizi düşünüyorum. Hayatımızdaki bireyleri kendimize benzetmeye çalışmak, değiştirme içgüdümüz belki de ilişkileri çıkmaza sokan asıl noktadır. 

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Film, bizlere:

“Eğer elimizde her şeyi dilediğimiz gibi yapabilme imkanı olsaydı, neler olurdu?”

sorusunun cevabını veriyor. Bu durumdan hangi ölçüde memnun olurduk ya da olur muyduk? İdeal algımıza tamamen uyan partnerlerle ilişkilerimiz ne kadar sürerdi?

Kalemle yazılmış gibi kusursuz ilişkilerden haz alır mıydık?

Soruların cevabı, bireylerin ikili ilişkilere bakış açısıyla tabii ki değişiklik gösterebilir. Ancak sorguladığımız bu düşüncelere farklı bir perspektiften bakmayı uman herkesin filmi izledikten sonra neler düşüneceğini az çok kestirebiliyorum. 

Kameranın açısını tamamen tersine çevirecek olursak farklı görüşlerle karşılaşabiliriz. Değiştirmemeye çalışmak, her davranışı ve huyu kabullenmek midir? Ben böyleyimci insanları haklı çıkartmış mı sayılırız? Benim açımdan cevap, hayır. Çünkü her konuda karşıtlık olağandır. Olay durumun ne kadar dengede kalabildiğiyle ilgili. Esnemeye karşı olup sabit fikirlerle yaşamak ve yaşanılan sorunlara tek bir cevap bulmaya çalışmak maalesef bizi olduğumuz noktadan bir adım öteye taşıyamıyor. Burada devreye insan çeşitliliğin ve bireysel farkların girdiğini varsayarsak durum o kadar da anlaşılmaz değil.

Filmde Calvin karakterinin Ruby’i farklı birçok şekle sokmasına rağmen memnun olamayışı çoğumuzun hayatında en az birkaç kez yaşadığı bir durum. Her ne yaparsak yapalım mutlu edemediğimiz, yetemediğimizi düşündüğümüz insanlar olmuştur. Bazen sorunlara çok inanıp kendimizi değişime zorlarız. Sevgiyi hak etmek için değişmemiz gerektiğini sanarız.

Filmin en çarpıcı sahnesinin kesinlikle Ruby’nin kendisini ısrarla değiştiren partnerine karşı gösterdiği isyan ve yakarış kısmı olduğunu düşünüyorum. Sevgi çok büyük boyutlarda da olsa ilişkilerin sürebilmesi için tek ölçüt değil. Bir insanı belirlediğimiz kriterlere uyuyor diye sadece bir yere kadar sevebileceğimizi düşünüyorum.

Gerçek sevgi, tüm kalıplarımızın önemsiz kalacağı tinsel bir metafordur. Makul olanı kabullenip yanlışları karşılıklı törpüleyebileceğimiz ikili ilişkilerde, sağlıklı iletişimler diliyorum.

What’s your Reaction?
+1
0
+1
192
+1
556
+1
314
+1
0
+1
14
+1
33

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)
İlginizi Çekebilir

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.