Travma sonrası stres bozukluğu; travmatik bir yaşantıdan sonra beliren, bireyde aşırı uyarılma hali, yaşantıyı hatırlatan uyarıcılardan uzak durmaya çalışma ve bireyin travmatik yaşantısını zihinde tekrar canlandırma veya rüyalar vasıtasıyla yeniden yaşıyormuş gibi deneyimleme semptomları ile sürekliliğine yol açan ve bir aydan daha uzun bir süre devam eden psikolojik bozukluk olarak tanımlanmıştır.¹
Aşırı uyarılmayı açacak olursak; öncelikle uyarıcıyı kısaca duyusal veya davranışsal tepkilere yol açan bir nesne veya olay olarak tanımlayabiliriz. Örneğin acıktığınızda vücudunuza gönderilen sinyaller içsel uyarıcılardır; ses, ışık, koku vb. etkenleri de dışsal uyarıcılara örnek gösterebiliriz. Birinin size seslenmesi, dokunması, öğretmeninizin ‘‘sus’’ demek istediğindeki keskin bakışları; susadığınızda vücudunuzun sinyaller göndermesi, endişe verici bir olayla karşılaştığınızda kalp atışınızın hızlanması… Bunların hepsi birer uyarıcıdır. Aşırı uyarılma hali ise bu uyarıcıların, bireyi normalden fazla süre ve şiddette etkilemesidir. Örneğin uzun süre çok sıcak bir ortamda bulunmak; ışığa, gürültüye, kalabalığa uzun süre maruz kalmak vb. etmenler bireyin aşırı uyarılmasına sebep olur. Aşırı uyarılma hali yalnızca fiziksel uyarıcıların yol açtığı bir durum değildir. Yaşadığımız olaylar esnasında veya sonrasında o yaşantıya dair düşüncelerimiz, duygularımız da aşırı uyarılma hali üzerinde etkilidir. Başınıza gelen olumsuz bir olaydan sonra o olayı tekrar yaşayabileceğinizi düşünerek sürekli diken üstünde olma da aşırı uyarılma haline örnektir. Travma sonrası stres bozukluğunda aşırı uyarılmanın etkileri önem arz eder.
Travma sonrası stres bozukluğu ile ilgili belirtilerin, açılımı Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı olarak geçen DSM-5’te; erişkin, genç ve altı yaşından büyük çocuklarda gözlemlenebileceği, bir aydan daha uzun bir süre deneyimlenmiş olması gerektiği belirtilmiştir.² Travmatik etki oluşturabilecek olaylar veya durumlar bireyin yaşamını, bütünlüğünü riske atan her türlü durum olarak nitelendirilebilir. Travmatik etkilere maruz kalmak yalnızca bireyin travmatik yaşantısı sonucu ortaya çıkmak zorunda olan bir durum değildir; başkasının yaşadığı bir olayı dinlemek de travmatik etkiye maruz kalmaya sebep olabilir. Yaşamı riske atan bir hastalığa yakalanma, saldırıya uğrama, işkenceye tanık olma, doğal afet süreçlerini yaşamış olma, tacize veya tecavüze uğrama vb. korku veren deneyimler travmatik etki oluşturabilir.¹
Travma Sonrası Stres Bozukluğu DSM-V Tanı Kriterleri:
- Belirtilerin birinin ya da daha fazlasının olmasıyla birey dehşet verici bir ölümle, ağır yaralanmayla, cinsel saldırıyla ilişkili bir deneyimi; doğrudan yaşamış, başka bir bireyin yaşamasına tanıklık etmiş, yakın çevresinde bulunan bir bireyin ölümünü ya da ölme ihtimalini öğrenmiş, işi dolayısıyla olaya sürekli veya aşırı düzeyde maruz kalmış olmalıdır.
- Bireyde travmatik olaydan sonra ortaya çıkan, olay ile ilgili istemeden meydana gelen belirtiler; istemsizce tekrarlanan ve rahatsızlık oluşturan anılarla (6 yaşından büyük olan çocuklar olayın canlandırıldığı tekrarlayıcı oyunlar oynayabilirler), olayın sürekli canlandığı sıkıntı veren rüyalarla (çocuklar kendilerini korkutan rüyalar görebilirler), olay tekrar yaşanıyormuş gibi davranmaya veya hissetmeye sebep olan tepkilerle (çocuklar oyun oynarken olayı tekrar canlandırabilirler), maruz kalındığında normalden fazla süre veya şiddette psikolojik sıkıntı veren ya da fizyolojik tepkilere yol açan olayı hatırlatıcı iç veya dış uyarıcılarla meydana gelmiş olmalıdır.
- Belirtilerin birinin veya her ikisinin olmasıyla travmatik olaydan sonra meydana gelen uyaranlardan devamlı kaçınma davranışı; travmatik olayın anılar, düşünceler, duygulardan kaçınma veya uzak durma çabaları ve anıları, düşünceleri, duyguları anımsatanlardan da kaçınma veya uzak durma çabaları ile ortaya çıkmış olmalıdır.
- Belirtilerin ikisinin veya daha fazlasının olmasıyla travmatik olaydan sonra düşüncelerde ve duygularda olumsuz yönde değişimlerin görülmesi; travmatik olayın bir kısmını hatırlayamama (başın yaralanmasına veya madde kullanımına değil, unutkanlık çözülmesine bağlı olmalıdır), olumsuz inançlar geliştirme, kendini ya da başkalarını suçlamaya sebep olan düşüncelere sahip olma, devamlı hissedilen olumsuz duygudurumlarını deneyimleme, sevilen ya da önem verilen faaliyetlere katılma noktasında ilgisizlik gösterme, diğer bireylerden uzaklaşma ya da git gide onlara yabancılaşma duygularını hissetme, olumlu duyguları yaşayamamanın süreklilik göstermesi ile meydana gelmiş olmalıdır.
- Belirtilerin ikisinin ya da daha fazlasının olmasıyla uyarılma ve uyarıcılara tepki verme biçiminde değişimlerin olması; saldırgan davranışlarla gösterilen öfke patlamaları ortaya koyma (herhangi bir kışkırtmanın olmadığı ya da çok az olduğu durumlar için geçerli), davranışları hiçbir şeyden çekinmeden veya kendine zarar verecek şekilde sergileme, sürekli diken üstünde olma, irkilme tepkisinin normalden fazla bir şiddetle ortaya konması, odaklanmakta zorluk çekme, uyku bozukluğu belirtileriyle ortaya çıkmış olmalıdır.
- Travmatik stres bozukluğunun süresi bir aydan daha uzundur.
- Travmatik stres bozukluğu klinik bir sıkıntıya veya bireyin iş vb. alanlarındaki işlevselliğinde düşmeye yol açar.
- Travmatik stres bozukluğu madde kullanımı ya da bir sağlık durumunun bireyde fizyolojik belirtilere yol açmasıyla açıklanamıyor olmalıdır.³






Peki bu tramvatik olayın etkisinden çıktığını zannederken hala etkilerini üstünde taşıyor olmak da yine stres bozukluğuyla mı alakalı bir durum? 3 yıl önce yaşadığım olayın etkisinden psikolojik destek alarak çıkmaya çalıştım. 2 yıl sonunda bunu başardığımı sanıyordum fakat hala en ufak bir olaya verdiğim tepkiyle fark ediyorum ki hala küçük de olsa etkilerini taşıyorum…
Yazıyı okurken aklıma ülkemizde tramva yaşamamız için oldukça yeterli bir sebep olan deprem geldi.Depremi bizzat yaşamış biri değilim fakat en yakın arkadaşım enkaz altında 1 gün kaldı.Sizin de bahsettiğiniz gibi aslında tramvayı yaşayan biri değilde en yakınından dinleyen biri olarak bende de en az onun yaşadığı etkiyi yarattı.