Gölgesinden kaçan çocuk,
Hapsoldu güneşe.
Söndü ışıkları kainatın,
Yıldızlar döküldü yeryüzüne.
İnsan kalbinin sisle kaplandığı,
Bilinmez bir çağ başladı.
Tanrı ovaladı rahmini dünyanın
Aydınlığa aç zindanlar doğdu
Suya muhtaç ateşler yandı
Yandı kor kor insanoğlu
Ne can dayandı
Ne ten dayandı
İnsana insan anlatılıyordu
Kainat inlerken melekler dinliyordu
Aşk yaratılmıştı yangına sebep
Yandı ne kadar gülü varsa gönlün
Hüznün mevsimi başladı
Kalp yıkandı Kevser ırmaklarında
Yitirdi manasını
Bir avuç et kaldı
Aşk galip geldi sonunda
Kevser bile söndüremedi o ateşi
İnsana yanmak için aşk yeterdi
Tanrıya varmak için yanmak gerekti
Damarda kan yürüdü
Bedende can
Tanrı ol dedi ve oldu
Ruh hapsolundu ölüme kadar
Aşka değen ölümü bekledi
Vuslat sanıldı ölmek
Yâre gonca güller derildi
Yâr bilmedi
Aşkı tatmayan yâre bahçe olsan nola
Dünyada yansan ahrete varsan nola
Bir filiz değilsin yârin canevinde
Sorsalar melekler kabirde
Canımı verdim dersin aşk için birde
Senin sürgünün aşk idi
Yâr sandın hep
Bir damla gözyaşın
Yetecekti söndürmeye kâinatı
Sen aşka değdin
Cehennemi yüreğinde taşıdın
Yanmayı aşk sandın
Yansan da Hakk’a varamadın






Başarılı calısma olmus tebrikler
Betimlemeler çok hoş harikasınız :’)
Betimlemelr çok yoğun gibi geldi bana boğmuş biraz benim naçizane fikrim tabii