Yorgun ve terli gövdemi
Kış ayazlarına siperledim
Senelerce yıkadım ruhumu
Her yağmurda sırılsıklam
Reddettim, yürüdüm durmadan
Zannediyordum ki yağmur
Temizleyecekti yüreğimi
Hatta daha çok layık olacaktım
Sevilmeye bile belki
Çünkü sevdiğim kız yüreğinin şartı bellemişti
Ahmak ıslatanda sırılsıklam olana kadar yürümeyi
Aşk, canımda hüküm sürmekteydi
Razıydı; kara, tipiye, fırtınaya
Razıydı; titreye titreye ıslanmaya
Çokça yandım,
Cehennem taşıdım göğüs cebimde.
Çokça ıslandım başkentin sokaklarında,
Ağladım,
Yağmura karıştı gözyaşlarım.
Madem gücü yetiyordu
Suyun, ateşi söndürmeye
Neden sönmedi hâlâ göğsümdeki o yangın?
Yalan, dedim; inkâr ettim.
Yalan, ateşin sudan korkması
Yoksa bu yangın bu yağmura nasıl dayandı.
Herkesin kendi ateşini taşıdığı doğruysa şayet
Benimkisi, yağmurlara pek cesurdu, sönmedi.
Direndi, çırpındı beni yaktı
Külleri savruluyor tenimin
Görmüyor kimseler, bilmiyor
Ruhumun çıtırtılarını duymuyor eller
Sen gel, sen gör
Sen bil, sen duy istedim.
Gelmedin.
Gerçi kim kaçmaz yangından?
Kim gitmez apartopar?
Sevmek yetmez biliyorum,
Umutsuzca yaşıyorum.
Vazgeçtim yağmurdan, ayazdan,
Gövdem yorgun,
Gövdem razı yanışına…





