Sevmek ve Kucak Dolusu Sorular
  1. Anasayfa
  2. Blog

Sevmek ve Kucak Dolusu Sorular

0
Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Sevmek için hep yanlış insanları seçtiğini fark ettiğin oldu mu hiç? Bu bir seçim mi, bilmiyorum gerçi.Ama bildiğim bir şey var; bu türden hislerin, gerçek dünyada ütopik bir karşılığının olmadığı. Popüler kültürde yazılanlar gibi “kötü çocuk”u sevdiğimizde mucizevi bir şekilde “iyi insan”a dönüşmüyor. “Aslında kalbi çok kırık olduğu için kalpsizmiş gibi davranıyor.” Değil. “İhtiyacı olan tek şey sevgi.” Değil.

Bazen biliyor ama bilmezlikten geliyoruz. Gerçek, suratımıza çarpana kadar devam ediyoruz gözlerimiz kapalı yürümeye. Sanırım kafamızın içinde oluşturduğumuz karaktere, gerçek benliğindeki pürüzleri konduramıyoruz. Peki o kişi pürüzleri ondan alındığında hala kendisi midir ki? Karşımızdakini olduğu gibi, her haliyle sevmiş oluyor muyuz o zaman? Peki birini her haliyle sevmek mi gerekir ki? Hayatımızdaki her şeyi, sahip olduğu iyi-kötü bütün yanlarıyla sevebiliyor muyuz? Sevmek yanında bir kucak dolusu cevapsız soru getiriyor. Ve insan bazen bu soruları bile seviyor. Bazen de bağımlı oluyor, fark edemiyoruz. Varlığına alışıyoruz. Bizi daha iyi hissettiriyor. Bağımlılığın mantığında bu vardır. Normal hissettiğimiz zamanlar vardır, bir de daha kötü ve daha iyi hissettiğimiz zamanlar. Normal hissettiğimiz zamanları deniz seviyesinde kabul edersek daha kötü hissettiğimiz zamanlarda suyun içindeymişiz gibi gelir. Belli bir süre orada kalırsak da boğuluyormuşuz gibi gelir. Daha iyi hissettiğimiz zamanlarda ise denizin üstünde, havada uçuyormuş gibiyizdir.

Bağımlılık yapan etken bizi havalara uçurur. Etkisi geçtiğinde ise düştüğünüz yer deniz seviyesi değildir. Suyun içindesinizdir. Tekrar deniz seviyesine çıkabilmek için, boğulmamak için, bağımlı olduğunuz etkene ihtiyacınız vardır. İlk başlarda etken sizi tekrar havalara uçurur. Kimine göre etkenle birlikte geçirilen süre, kimine göre de etkenle etkileşme şiddeti arttıkça bağımlılığa dönüşmeye başlar. Sınırı aştığınızda artık etken sizi en fazla deniz seviyesine çıkarır. Bünyeniz bağışıklık geliştirmiştir. Artık her zaman dört bir yanınız soğuk su kütlesiyle kaplanmış haldeyken yalnızca deniz seviyesine çıkabilmek, nefes alabilmek için, etkene ihtiyacınız vardır. Artık havalara uçmak yoktur. Peki bağımlılık sevmek midir?

Yaşamak için ömrünüz boyunca düzenli tüketmek zorunda olduğunuz bir ilaç olduğunu varsayın. İlacı bıraktığınızda öyle kötü semptomlar yaşıyorsunuz ki onsuz bir adım dahi atmaya korkuyorsunuz. Bu ilacı sever miydiniz? Bence bu sorunun doğru veya yanlış bir cevabı yok. Belki de “kötü çocuk” diye bir karakter yoktur. Hiç olmamıştır. Çünkü her birimiz ne kadar iyi olursak olalım bir başkasının hikayesinde kötüyüz. Bu durumda “iyiye” dönüşen kimse olamaz ortada. Belki sadece paylaşılan anlar vardır, birlikte deneyimlenen. “Sen de gül eğlen, öyle acıklı konuşma! Hayat ne ki sonuçta?”

Anlık bir buluşma” demiş şarkıda. Belki sadece kalp çarpıntısı yeterlidir. Çok şey beklemeye gerek yoktur. Yaşamamız gerekenler vardır sadece, bizi biz yapabilmesi için ihtiyaç duyduğumuz. Tanımamız gereken insanlar vardır. Belki “kötü insanları tanıma senemizdeyizdir.

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)
What’s your Reaction?
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Merhaba, ben Merve Er. Bursa Teknik Üniversitesi Biyomühendislik bölümünde eğitim görmekteyim. EFDALOG'da içerik üreticisiyim.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.