Nevrozlar
  1. Anasayfa
  2. Bilim

Nevrozlar

0
Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Nevroz, bireyin bilişsel ve psikolojik olarak içinde bulunduğu ortamı tehdit eden, duygularını aşırı ve
uçlarda yaşamasına sebebiyet veren ve hayatı yaşanılmaz noktaya getiren huzursuzluk, korku, fobi
ve birtakım bozukluklardır. Kişinin günlük yaşantısını cehenneme çeviren hayatının her alanında
ısrarla baş gösteren nevrozlar adeta bireyi kendi içine alan bir girdap gibi kaybetmektedir. Nevrozlar
konusunda psikoloji literatürüne en çok katkıyı Karen Horney vermekle beraber en net çalışmaları da
kendisi yapmıştır.
Karen Horney, çocuklukta ailesi tarafından şefkat, sevgi ve ilgi gösterilmeyen çocukların
ebeveynlerine karşı bir temel düşmanlık beslediklerini belirtmektedir. Bu temel düşmanlığın çocuk
tarafından bastırılması sonucunda ise çocuklar temel kaygı ile baş başa kalmaktadırlar. Temel kaygı
tek başına nevroz değildir. Temel kaygı ilerleyen yaşantı ve süreçlerde nevrozu destekleyen,
besleyen bir yapıya dönüşmektedir. Horney nevrozlar konusunda görüşlerini bir araya getirmekle
birlikte üç farklı kategori altında toplamıştır gelin şimdi hepimizi çok yakından ilgilendiren bu yapıyı
yakından inceleyelim.

İNSANLARA YÖNELME;

Bu kategoride birey çaresizliğini kabul etmekle beraber diğer insanlara yönelme üzerine kafa yorar,
insanlardan korkmasına, çekinmesine ve yabancılaşmasına rağmen onların sevgisini kazanmaya,
onların yanında olmaya ve çevresinde ki kişiler tarafından onaylanmaya ihtiyaç duymaktadır. Böylece
insan, olduğundan daha farklı bir kimliğe bürünmekte ve gerçekte olduğu yapıdan bir hayli uzağa
gitmektedir. Birey böyle yaparak dünyayı daha güvenilir ve yaşanılabilir bir hale getirebileceğini
zannetmektedir aksi durumda dünyanın yaşanılmayacak bir çukurdan farksız olduğunu
düşünmektedir. İnsanlara yönelme durumunu şöyle açıklayabiliriz, birey insanların sevgisini
kazanmak, onlara yönelmek ve yaslanmak için kendisini alçakgönüllü, hoşgörülü, yardımsever ve
bencil olmayan olarak karşı tarafa lanse ettirmektedir. deneme bonusu
İNSANLARA KARŞI OLMA;
İnsanlara karşı olma durumunda birey; güçlü olan, hayata uyum sağlayan ve zorlukları aşan insanlar
hayatta kalır geri kalanlar doğanın kanunu olarak yok olup giderler düşüncesi üzerine yaşamının
temelini atmaktadır. Temel inancını büyük balık küçük balığı yutar sözüne dayandırmakta olan bu
kişiler yaşamının diğer alanındaki bireyler üzerinde otorite kurmak, onları yönetmek ve buyurgan bir
tavırla isteklerinin yerine getirilmesini ve ihtiyacının karşılanmasını istemektedir. Saldırgan bir yapıyı
benimseyen birey kendinden başka herkesi düşmanca görüp, çıkarını sonuna kadar koruması
gerektiğini düşünmektedir. Yukarıda da bahsettiğim gibi kişinin insanlar üzerinde otorite kurması ve
onları yönetme isteğinin arkasında kendisini diğer insanlardan üstün ve güçlü görme durumu
yatmaktadır. Üst düzey motivasyona sahip olan bu bireylerde takdir edilme ve övülme en temel
ihtiyaçtır. Bu tip insanlar savunmasını yaparken zararlı ve yıkıcı bireylerin kendisine zarar vermeden
onları kontrol altına almalı ve o kişileri yaralı işlere yönlendirmesi gerektiğini söylemektedirler. Her
ne kadar böyle düşüncelere sahip olduklarını söyleseler de temelinde düşmanlık baskı ve otorite
yatmaktadır.

İNSANLARDAN UZAKLAŞMA;

İnsanlardan uzaklaşma; yukarıdaki anlattığım iki durumdan da tamamen farklı olarak , ne insanlara
yönelmeyi, bağlı olmayı ne de onlara kötü ve düşmanca yaklaşmayı benimser. Sadece istedikleri
yalnız kalmak ve insanların olmadığı sakin, sessiz bir dünyadır. Yalnız kalmayı tercih eden bu
bireylerde kişiler arası etkileşim oldukça ilkel bir konumdadır bu durum göstermektedir ki kişinin
sosyal hayatı oldukça zayıf durumdadır. Kendi kendine yetebilme temeli üzerine yaşayan birey ne
insanlara muhtaç olmayı ne de onlar üzerinde otoriter tavır sergilemeyi benimser. Becerikli ve işe
yatkınlık tarafları en belirgin özellikleri arasında yerini almaktadır. İnsanlarla güvenli ilişki kurmayı
tercih etmeyen kişi diğer bireylerle arasına ciddi bir mesafe koymaktadır. Endişe ve kaygının sebebi
olarak insanı gören bu kategoride özgürlük oldukça önem arz etmektedir.
Sağlıklı bir kişide yukarıda bahsettiğim üç durumda uyum içinde görülmektedir. Ancak birey
bunlardan birine aşırı derecede yoğunlaşır ve diğerlerini ilişkilerinde uyum içerisinde yönetemez ve
kontrol edemezse Nevrotik bir kişilikten bahsetmemiz söz konusu olacaktır.
İçerisinde yaşadığımız dünyada, bizlerde diğer insanların dünyalarını anlamlandırmalı ve bir davranış
veya hareket yapacakken bazen de onların pencerelerinden bakmamız gerekmektedir.
Bu kapsamda birey olarak haklarımızı, sorumluluklarımızı ve sınırlarımızı bilmeliyiz. Bilinçli olmalı,
karşımızdaki insanın haklarına saygı göstermeli ve aynı düzeyde saygı görmeliyiz. Toplumun sağlıklı
devamlılığı için her birey minimal düzeyde uymalı ve etrafına da bu uyumu hissettirmelidir.
Yaşanılabilir bir dünya için sevgimizi birbirimizden eksik etmeyelim.

What’s your Reaction?
+1
1
+1
1
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Merhabalar ben Yusuf Bingöl Erzincan Üniversitesi Psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümü öğrencisiyim EFDALOG'da Psikoloji kategorisine içerik üretiyorum.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.