Hayatımız Kayıyor: Doomscrolling
  1. Anasayfa
  2. Editör Seçkisi

Hayatımız Kayıyor: Doomscrolling

2
Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Bulunduğumuz çağda dünya her geçen gün kendini yenilemektedir. Bu yeniliklerle beraber gelen sonuçların, bazıları olumlu bazıları ise olumsuz olarak insan hayatına etki etmektedir. Değişimler o kadar hızlı ve dur durak bilmeyen bir yapıdaki değişime ayak uydurmak bir yana dursun, anlamlandırmak bile zor bir hal almıştır. Aslında insanlar pek çok terime hâkim değil, ne işime yarayacak düşüncesi ile birçok durumu göz ardı etmektedir. Oysa yeni gelişmelerin bizi etkilemediği gerçeği doğru değil. Teknoloji, ruh ve beden sağlığımızı oldukça yakından ilgilendiriyor. Değişen, gelişen ve yenilenen dünya yapısında Her güne yeni bir yapı ile uyanmak insanları adaptasyon ve beraberinde türlü türlü sorunlar ile karşı karşıya bırakmaktadır. Doomscorlling de bunlardan biridir aslında. Teknolojiyi körü körüne kullanan, akşam onunla yatıp sabahın ilk ışıklarıyla onu selamlayan, her şeyi göz ardı edip umursamazca davranan insanlar, kurbağa deneyinde olduğu gibi ılık suyun içindedirler. Doomscorlling; insanların sanal ortamda aşırı bir şekilde olumsuz haber ve içeriklerle karşılaşması, buna maruz kalması, ardından bu tarz haber ve görselleri merak edip ilgi duymasıdır.

Türkçe karşılığı felaket kaydırması olarak bilinen Doomscorlling, ülkemizde ve dünya çapında son yıllarda fazlaca araştırılan ve üzerine çalışma yapılan bir kavram olmuştur. Çıkış noktası olarak internetin kurulması ve insanlar arasında sosyal medyanın yaygınlaşması olarak görülmektedir. Son yıllarda şahit olduğumuz Koronavirüs, deprem, yangın ve doğal afetler ile ilgili medyada yer alan haberler Doomscorlling’i biraz daha ön plana çıkarmıştır.  Esas nokta sosyal medya platformlarında “ilginç” haberler adı altında felaket görüntüleri yayınlayan ve bunları yayan kitle amacına ulaşmış olup, gelinen bu durumda olumsuz haberlere maruz kalan kişilerin ilgilerini çekmekle kalmamış ayrıca farklı kaynak arayışlarına da sürüklemişlerdir.

Düzenli bir şekilde felaket içerikli haberler yayan bu sosyal medya kitlesi, günlük hayatın akışını bozup insanların psikolojilerini olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle son yıllarda başta Tik tok, Instagram ve benzeri uygulamaların keşfet ve reels kısımları da bu felaket kaydırmasına sebep oluyor. Şöyle açıklayalım herhangi bir konu hakkında izlenen reels ve keşfet vidoları algoritma tarafından bizleri ekranda tutabilmek için benzer videolar önermektedir. Tam uykuya geçeceğimiz saatte elimize telefonu alıp keşfet dünyası içine atıldığımız zaman, başta uyku düzeni ve bilinç olmakla beraber vücudumuzun tamamının zarar göreceği bir duruma şahit olacağız. Yapılmayan bir şey değil yapılıyor, hem de çok sıklıkla. 

Ardından izlediğimiz felaket tarzı ilgi çekici görsel, haber ve videolar bilinçaltımızda yer edinip rüyalarımızda kâbus olarak karşımıza çıkıp, sabahları ani bir şekilde uyanmamızı tetikleyecektir. Pandemi ve sonrasında gelen süreçte dünya çapında gözle görülür bir şekilde sosyal medya kullanımı artmıştır. Süreci haber alma ve bilinçlenmek için kullanan kullanıcılarda gelişen merak hissi, daha fazla kötü habere maruz kalmaya sebebiyet vermiştir. Dünyada ve özellikle yaşadığımız coğrafyada, terör ve doğal afetler gibi olaylar her zaman ilgi çekici bir yapıda olmuşlardır. Olumsuz haberle karşılaşan kişi, ilkin çok üzülmekte daha sonraki haberlere daha az tepki vermekte, sonraları ise hissizleşmeye adım atmış oluyor.

Kişi sürekli felaket haberler başlığında arama yapıyor, aynı zamanda üzülüyorsa ve bu duruma engel olamıyorsa felaket kaydırması akımına kapılmış demektir. Ülkeler çapında alınan önlemler felaket haberlerin yayılmasının maalesef önüne geçememektedir. VPN indirip farklı ülkelerin sunucularına bağlanan kişiler, ilkin merak edip haberlere ulaşmakta, daha sonraları ise bu tarzda haber arayışı içine girmeleri gelinen noktada yetersiz önlemelerin olduğunun kanıtıdır. Peki ne yapalım?

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Prof. Dr. Jeffrey’in “insanlara mutsuzluk veren haber ve paylaşımlar sessize alınıp şikâyet edilmeli ve takipte çıkılmalı” tavsiyesi günümüz dünyasında karşılık bulacağını zannetmiyorum.  Her şeyden önce sosyal medya kullanımı düzenli bir şekilde sınırlandırılmalıdır. Bilgi akışını kaçırmamak için güvenilir siteler ve favori hesaplar belirlenmelidir. Medya ve internet okuryazarlığı konusunda okumlar yapılıp farkındalık kazanılmalıdır. Yürüyüş, hobilere uygun etkinlik ve aktivite planlanmalıdır. Bilinçli olarak kullanılan sosyal medya uygulamalarının faydasını görebiliriz.  Tüm bunlara ek olarak gazetecilik ve habercilik etiğini çiğneyip, topluma korku ve panik yayan kişiler gerekli yerlere şikayet edilmelidir.

Bu yazı hakkında görüş ve önerilerinizi yorum kısmında belirtmenizi ayrıca geçmiş yayınlarıma göz atmanızı rica ediyorum, daha fazla çalışmaya devam edeceğim. Yeni yayınlar için takipte kalın.

Esenlikler dilerim…

What’s your Reaction?
+1
0
+1
2k
+1
2k
+1
618
+1
0
+1
25
+1
8

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)
Yazı Kaynakları
1
2
3
4

Merhabalar ben Yusuf Bingöl Erzincan Üniversitesi Psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümü öğrencisiyim EFDALOG'da Psikoloji kategorisine içerik üretiyorum.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir
kimim-ben-one-cikan-gorsel-efdalog

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yorumlar (2)

  1. 28/07/2023

    Güncel ve üstünde durulması gereken bir sorunu ele almışsınız. Önerilerinizi uygulamaya gayret edeceğim. Emeğinize sağlık.

Bir yanıt yazın