Medya Bağlamında The Truman Show
  1. Anasayfa
  2. Film/Dizi

Medya Bağlamında The Truman Show

0
Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Bu yazımda medya okuryazarlığın bazı ilkelerine göre, ‘The Truman Show’ filmini değerlendireceğim. Peter Weir‘in 1998 tarihli The Truman Show filmi, giderek bir gösteri toplumuna dönüşen çağımızın olumsuzluklarını gözler önüne getiren başarılı bir yapıttır. Truman adlı karakterin yaşadığı Seaheaven adası, aslında devasa bir settir. Orada yaşayan herkes setin bir parçası, oyuncusudur. Buna Truman’ın annesi, babası, eşi ve en iyi arkadaşı bile dahildir. Her şeyin bir kurmacadan ibaret olduğunu bilmeyen tek kişi ise, baş karakter Truman’dır. Truman, daha dünyaya gelmeden bir televizyon şirketi tarafından evlat edinilmiştir. Doğduğu andan itibaren tüm hayatı kesintisiz olarak bir televizyon programı olarak yayınlanmaya başlar. Yalnız olduğunu düşündüğü anlarda bile dünyada milyonlarca kişi tarafından izlenmektedir. Buna her anı dahildir. İzlenmediği tek bir an yoktur. Yönetmen Christof, tanrı konumundadır. Her şey onun istediği gibi ilerler. Etraftaki her şeyi o yaratmıştır.

Medya ürünlerinin tamamı kurmacalardan oluşmaktadır. Bu ürünlerin başarılı olmasının sebebi, gerçek izlenimi vermeleridir. Ancak ne kadar gerçekçi görünürse görünsün, kurgudurlar. Gerçeği yansıtmazlar. Filmde ise olaylar, bir kadının Truman’a, herkesin onu izlediğini fısıldamasıyla ortaya çıkar. Mesela, babasının suda boğulmasıyla oluşan su korkusu bile, yaratıcının onu adada tutmak için tasarladığı bir kurgudur. En küçük ayrıntısına kadar hayatını kurguladığı Truman’a, haksızlık yaptığı için suçlanan yönetmen ise, ona bir cennet yarattığını, gerçek hayattaki her türlü suçtan ve suçludan uzakta güvenli bir yaşam sağladığını söyleyerek kendisini, iyi niyetli bir yönetici konumuna sokmaktadır. Ancak tüm bunlara rağmen Truman, kameralara yakalanmadan korkusunu yenerek okyanusa açılır. Fakat okyanus, mavi bir fonda son bulmaktadır. Bir kapıyı açar ve içeri girer. Kurgu olan hayatıyla baş başadır. Rejiden çıkmak üzereyken yaratıcısı ona, ‘‘Gerçek dünya buradan daha az iki yüzlü değil.’’ der. Ancak Truman yine de o kapıdan çıkıp gerçek dünyaya ulaşır.

Bir röportajda şovun yaratıcısı Christof’a telefonla bağlanan bir seyirci şöyle sorar: “Truman bunca yıldır neden hiç şüphelenmedi?” Christof’un cevabı kısa ancak çarpıcıdır: “Dünyanın gerçekliğini, bize sunulan haliyle kabul ederiz. İşte bu kadar basit.” Özetle, medya gerçek değildir, ancak insanları gerçek yollardan etkilemektedir. Çünkü mesajları oluşturanlar bizlere ne verdiyse onu alırız ve onlara göre anlamlar çıkarırız. Duyduklarımız, gördüklerimiz ve okuduklarımız sadece başkalarının duymamızı, görmemizi ve okumamızı istedikleri şeylerdir. Medya, insanları yöneten bir kurgu makinesidir.

Filmde, tüm dünyanın izlediği ‘Truman Show’, görselliğin en önde olduğu ve en kar getireceği yerdir. Devasa seti giderleri ise, hiç ara verilmeden 7/24 yayınlanan programdaki ürün yerleştirmeler ile karşılanmaktadır. Truman Show’un kesintisiz yayınındaki ürün yerleştirmelerini izleyicilerin göz ardı etmesi, ister istemez mümkün olamamaktadır. Truman’ın sahte eşi Meryl, Truman’ın arzularını bastırmak için birikimlerini çarçur etmemeyi, bir çocuk sahibi olmayı, o her gün sürdürdüğü yaşamı bol reklamlarla sunup durmaktadır. Çünkü bu şov, reklamlarla ayakta kalmaktadır. Dışarıya çıkmak kadar, içerde kalmanın da bir bedeli vardır. Böylece kapitalizmin reklam endüstrisi yönetmenin ifade ettiği gibi, onun hücresinin büyümesine ve varlığını sürdürmesine hizmet eder. The Truman Show, dünyamızın gerçekliğini sorgularken, içinde yaşadığımız sistemleri de eleştirmek için bir araç görevi görmüştür. Sistemler, insanlar onlara inandıkça var olurlar. Paranın değeri herkesçe kabul edildiği için parayı ürünler satın almak için kullanabiliriz. Sistemler ve güç ilişkileri, bize doğanın kuralları kadar normal ve kendi kendine var olan kurallarmış gibi görünerek devamlılıklarını sağlarlar. İnanmak isteyen kişi, güvendiği düzeninin devamını sağlamak için inanır. Sistemlerin devamının körü körüne bir bağlılıkla sağlanması, Truman’ın ona kurulan dünyada hiç sorgulamadan yaşamasına benzemektedir.

What’s your Reaction?
+1
0
+1
655
+1
2.3k
+1
1k
+1
0
+1
104
+1
77

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)
İlginizi Çekebilir

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.