Gerçek Motivasyon
  1. Anasayfa
  2. Psikoloji

Gerçek Motivasyon

2
Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Hayatımızın belli dönemlerinde yol ayrımlarıyla karşı karşıya kalabiliyoruz. Bu ayrımların farkında olmak ve bilinçli olarak bir tercihe yönelmek kendi sorumluluğumuz olacaktır. Doğru ya da yanlış verilen karar kişinin kendi kararıdır. Yaşam, tercihler ve yol ayrımlarıyla dolu. Yaptığımız her tercih ne ilk ne de son tercihimiz olacaktır. İnsanın kendini karşısına çıkacak tercihlere hazırlaması ve vakti gelince bilinçli olarak seçimini yapması, sonuçtan bağımsız olarak yol ayrımlarına verilebilecek en iyi tepkidir. Hayatımızda “sürekli doğruları tercih edelim”, “hiç yanlış çıkmasın karşımıza” ve “yanlışın bizimle işi ne” gibi düşünceler zihnimizde dolaşabiliyor. Son yıllarda teknolojinin gelişimiyle birlikte “yanlış yapmamalıyım”, “benim hayatımda hataya yer yok” düşüncesi artış göstermiştir. Özellikle kendi emeği ve çabasıyla bir başarıya ulaşmamış, harici kişilerin oyuncağı olan ve bu işten para kazanan kişilerin sürekli olarak bir yerlere çıkıp insanlara hayal satması ve motivasyon adı altında insanları umutsuzluğa sürüklemesi bu kadar kolay olmamalı. Sistemi anlamak ve kendimizi bu döngünün dışında tutmak, farkındalık kazanmak ile mümkündür.

Birilerinin sürekli bir yerlerde “siz güçlüsünüz her şeyi başarma gücünüz var” demesi birçok insanı harekete geçirmektedir. Bakın ortada net bir söylem ya da hedef yok, sadece başarılı ol ve sen güçlüsün söylemi var. Nerede kaldı bizim bireysel farklılıklar? Bu cümleyi duyduktan sonra hızlı bir şekilde motive olan kişi hemen bir işe koyulup bir şeyler başarmak isteyecektir. Kendini kanıtlama isteği ağır basacaktır belki. Anlık olarak salgılanan dopamin miktarı en üst seviyededir. Kişi gerçekten çok çalışıp yaptığı işin sonucunu beklerken başarısız olduğunu öğrenirse ne tepki verir sizce? O büyük umutlarla çıktığı yol adeta onda büyük bir hayal kırıklığına yol açmıştır. Tabi burada bir sürü etmen olabilir. Kişinin kendi elinde olmayan sebeplerden dolayı başarısız olma ihtimali var ancak başta söylenen “sen çok güçlüsün” sözü maalesef gerçek yaşamda olağan durumları gölgede bırakmıştır. Verdiğim sadece bir örnekti.

Gerçek dünyada yaşıyoruz ve gerçekçi bir bakış açısına sahip olmamız gerekiyor. Aksi durumda kendi kontrolümüz dışında gelişen olaylara müdahale etme isteği içimize doğar ve hiç elimizde olmayan sebeplere üzülmüş oluruz. Mantık çerçevesine bakınca bir insan her şeyi yapamaz, her alanda iyi olamaz ya da kusursuz bir bünyeye bürünemez. Sürekli bir şeyleri başarmış insanların öykülerini bizim karşımıza çıkarıyorlar. Onların hayatlarını ön plana çıkarıp büyük bir özendirme çabasına giriyorlar. Peki amaçları ne? Bizim de böyle olmamızı ve bir şeyi başarmamızı istiyorlar değil mi? Hayır tabi ki de. Burada yapılan ters psikoloji stratejisini topluma yayıp insanlarda çökkünlük duygusunu canlandırmayı amaçlıyorlar.  Mantıklı bakınca bize dayatılan başarı hikayeleri aslında o kadar çok değil, sadece belirgin olarak gözümüzün içine sokulmaya çalışıyor. Aslında bu hikâyeyi anlatan insan da karşısındaki kişinin başarılı olmayacağını biliyor. Bu algoritmaya dahil olan kişi kendine aşırı güveniyor ve karşılaştığı en ufak problemde büyük bunalımlar yaşayabiliyor. Sonrası hayata küsme, her şeyden elini eteğini çekme ve özkıyım olarak devam ediyor. Halbuki toplumun büyük çoğunluğu hata yapıyor ve bu hatalardan sonra hayatına bir şekilde devam ediyor; hayatın gerçeği bu.

İnsanın neleri yapıp neleri yapamayacağının bilincinde olması önem arz etmektedir. A alanında başarılı olan kişi, B alanında da başarılı olacak diye bir kural yok. Önce bunun farkındalığı kazanılmalıdır. Özellikle toplumumuzda öğrencilere yüklenen baskı bunun en bariz örneğidir. Ebeveynlerin sürekli olarak çocuklardan bir şeyler beklemesi ve onları adeta küçük bilim insanı gibi görmesi, çocukta büyük beklentiye sebep olmaktadır. Zaman ilerledikçe gerçeklerle yüzleşen çocuk, ailesinden aldığı motivasyonun aslında işe yaramadığını ve arkadaşlarının kendisinden başarılı olduğunu görünce kusuru kendisinde arayacaktır.

Genel manada farkında olursak ve kabullenirsek gerçek motivasyonu o zaman sağlarız. Bunun için öncelikle gerçekçi bakmak gerekli, yeteneğimizin olduğu ve yeteneğimizin olmadığı alanların bilincinde olmak bize farklı bakış açıları kazandıracaktır. Biz de insanız sonuçta, yeterliliklerimizin bir sınırı var ve bu her insan için farklıdır. Özellikle okul çağındaki çocuklar üzerinde yapılan yanlış motivasyon, gelecek yıllarda yetersizlik duygusuna sebebiyet verebilmektedir. Beklentiler, hayaller ve hedefler doğrultusunda motivasyon bütünlük içinde olmalıdır. Her birey için bu farklılık gösterse de bütünlük aynıdır. Önce sakin kafayla düşünüp “kendimden ne bekliyorum?” sorusu, ardından gerçekçi bakış açısıyla “karşımdaki insandan ne bekliyorum?” sorusu sorulmalıdır. Net cevaplar alınıp yaşam pusulası öyle oluşturulmalıdır.

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Ulaşılmayacak ya da olması muhtemel olmayan olayları gündemimizde tutup zihnimizi meşgul etmenin bize ekstra yükü olacaktır ve bunun zararını da yine biz göreceğiz.

Bu yazı hakkında görüş ve önerilerinizi yorum kısmında belirtmenizi ayrıca geçmiş yayınlarıma göz atmanızı rica ediyorum, daha fazla çalışmaya devam edeceğim. Yeni yayınlar için takipte kalın.

Esenlikler dilerim…

What’s your Reaction?
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Merhabalar ben Yusuf Bingöl Erzincan Üniversitesi Psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümü öğrencisiyim EFDALOG'da Psikoloji kategorisine içerik üretiyorum.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir
nedir-bu-yalan-one-cikan-gorsel-efdalog

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yorumlar (2)

  1. 10/10/2023

    Bireyin yapabileceklerini bilmesi de kendini tanıma yolunda oluyor, bana göre her şey kendini tanıma ihtiyacına çıkıyor. Güzel bir yazı olmuş, emeğinize sağlık.

Bir yanıt yazın