Majör Depresyon
  1. Anasayfa
  2. Premium

Majör Depresyon

0
Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Zamanın akıntısına kapılıp giderken bir yandan yapamadığımız, elimizde olan veya olmayan sebeplerden dolayı kaçırdığımız birçok şey için geriye dönüp baktığımızda pişmanlık duyabiliriz. Aslında bizi biz yapan bu pişmanlıklardır. Tüm genel çerçevede gelişen olumsuzlukların bir araya gelmesi elbette yaşamımızı olumsuz yönde etkilemektedir. İnsanlar günlük hayatlarında bazen mutlu ve enerjik bir haledeyken mutsuz, üzgün ve depresif bir hale gelebilir. Hayatımızda gelişen olumlu olaylarda mutlu hissetmemiz ne kadar doğal ise karşılaştığımız olumsuz durumlarda üzgün ve depresif hissetmemiz o kadar doğaldır. Ancak günlük hayattaki bu inişli çıkışlı grafiği depresyondan ayıran nokta; kişinin, uzun süreli ve şiddetli bir şekilde üzgün ve mutsuz hissetmesi, günlük yaşamında işlev kaybına sebebiyet verecek kadar ağır olmasıdır. Depresif bozuklukların genel özelliği kişinin günlük hayattaki işlevselliğinin olumsuz yönde etkilenmesi ve mutsuzluk, huzursuzluk duygularıyla görülmesidir. Genel bakış açısıyla bakacak olursak, duygudurum bozuklukları iki ana başlığa ayrılıyor; depresif bozukluklar ve bipolar bozukluklar. Depresif bozukluklar; Majör depresif bozukluk, süregiden depresyon bozukluğu (distimi), adet öncesi disforik bozukluk olarak alt başlıklara ayrılmıştır. Farklı kaynaklarda farklı bilgilere rastlamak mümkündür.

Şimdi gelelim bu yazının da ana teması olan Majör depresif bozukluğuna… Depresif bozukluklar arasında en sık görülen ve insanlar arasında yaygınlığı gün geçtikçe artan Majör depresyon için DSM-5 tarafından tanı kriterleri konmuştur. Bunları şöyle sıralayabiliriz; üzgün ve depresif duygudurum, ilgi ve istekte belirgin azalma, belirgin kilo kaybı, uyku düzeninin bozulması, psikomotor yavaşlama, yorgunluk ve enerji kaybı yaşama, kendini değersiz ve suçlu görme, karar verme becerilerinin azalması ve intihar düşünceleri. Kişinin depresyon tanısı alabilmesi için yukarıdaki kriterlerden en az beş tanesini (bir tanesi ilk iki kriterden olması şartı ile) son iki hafta içerisinde yaşamış olmasıdır.

Tabi depresyonda görülen en belirgin özellikler üzüntü ve mutsuzluktur. Bunları bir kenara atmamız mümkün değildir, insanlar için nasıl olumlu ve güzel duygular gerekliyse mutsuzluk ve üzüntü de organizma için gerekli ve önemli bir işleve sahiptir.

Gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirmek gerekirse, dünyanın neresinde olursak olalım bir şekilde mutsuzluk ve üzüntü ile baş başa kalacağız. Bunun değiştirilebilir bir tarafı yoktur. Zaman zaman elbette üzüleceğiz, mutsuz olacağız. Bu duyguları da tadacağız. Yani üzüntü duymayan bir insan hayal etmek mümkün mü gerçekten soruyorum sizlere? Ayrılıklara ve kayıplara üzülmeyen umursamayan birisi, kim böyle bir insan olmak ister?

Majör depresyonda en önemli iki durum vardır. Birinci durum şöyledir; üzüntü ve mutsuzluğun yoğun bir şekilde bünyede yer edinmesidir. Kişi sürekli kendini yetersiz ve kötü biri olarak tanımlamaktadır ve geleceğe yönelik tutumları karamsar biçimdedir. İkinci durumda ise kişinin geçmişte yaptığı, hoşlandığı aktivitelerden artık keyif almaması ve günlük yaşam için gerekli işlevselliğini kaybetmesidir. Döngü böyle devam ettikçe kişi içinden çıkılmaz bir döngünün ortasında bulur kendini. Kendini suçlamaya başlar, ne kadar kötü bir insan olduğunu düşünür. Sabahları uyanma konusunda problemler yaşar, değişim istemez hayatında. Uyanır uyanmaz hayatı derin sorgular ve gerçekten yetersiz biri olduğunu düşünür. Karamsarlık duygusuyla beraber dışarı çıkmak istemez, kimseyle tanışmaz ve iletişim kurmaz. Gün içinde normal olan üzüntü ve mutsuzluk depresyondan farklılık gösterir. Normal bir üzüntü ve mutsuzluk gün içinde değişebilir ancak depresyonda durum böyle değildir.

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Günlük hayatın telaşesi ve yaşanan olaylar genetik faktörlerle bir araya gelince depresyonu etkileyebilmektedir. Genetik faktörler ve sosyal yaşantılar depresyon için önemli tetikleyiciler ve risk faktörüdür. Geçmiş dönemde yaşanan bazı tatsız olayların olması kişinin depresyona yatkın olacağı anlamına gelmez ancak etkileme noktasında elbette etkileyecektir. Özellikle yaşadığımız coğrafyada etrafımızda gelişen olaylardan bağımsız hareket edemiyoruz, bir noktada elbette bize temas ediyor. Geçmiş nesillere göre depresyonun yaygınlığı günümüzde artmakla beraber her geçen gün artmaya da devam etmektedir.  Tabi buna etki eden etmenleri saymakla bitiremeyiz burada. Ne olursa olsun evde oturarak, eylemsizlikle hiçbir şey yapamayız eğer bir noktada tutunacak dal istiyorsa kişi, öncelikle eyleme geçmelidir. Dışarı çıkmalıdır, düşünceleri ne kadar karamsar olursa olsun dışarı çıkınca bir şeylerin değişmeyeceğini bilse bile dışarıya çıkıp vakit geçirmelidir. Aksi durumlarda döngünün içinde kaybolmaktadır insan.

Majör depresyonun tedavi noktasında ilaç ve psikoterapi yöntemi kullanılmaktadır. Ancak hafif şiddetli depresyonlarda psikoterapinin etkili olduğu, yüksek depresyonlarda ise ilaç artı psikoterapi yönteminin fayda sağlanacağı düşünülmektedir.

Hangi yönde bakarsak bakalım gerçekçi olmak bizler için önemlidir. Bu noktada gerekli durularda uzman yardımı almada geri planda durmamalıyız ve depresyonu göz ardı edemeyiz.

Bu yazı hakkında görüş ve önerilerinizi yorum kısmında belirtmenizi ayrıca geçmiş yayınlarıma göz atmanızı rica ediyorum, daha fazla çalışmaya devam edeceğim. Yeni yayınlar için takipte kalın.

Esenlikler dilerim…

What’s your Reaction?
+1
0
+1
776
+1
3.1k
+1
1k
+1
0
+1
45
+1
21

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)
Yazı Kaynakları
https://drive.google.com/file/d/1SqQ7fXDNoYAR6J2uqparIz4aBBkFuYVZ/view
Amerikan Psikiyatri Birliği 2013
Casip ve ark. 2003
Rihmer Z, Angst J. (2007). Duygudurum Bozuklukları: Epidemiyoloji. In: Sadock B, Sadock V,eds. Aydın H, Bozkurt A, (çev. eds). Türkçe: Kaplan & Sadock’s Comprehensive Text book of Psychiatry. 8. Baskı. Ankara: Öncü Basımevi,1575-1582
Doğan O, Gülmez H, Ketenoğlu C, Kılıçkap Z, Özbek H, Akyüz G,( 1995). Ruhsal bozuklukların epidemiyolojisi, Sivas, Dilek Matbaası.
‘Major Depresif Bozukluk’ Tanımı, Etyolojisi ve Epidemiyolojisi: Bir Gözden Geçirme Fatmagül Helvacı Çelik , Çiçek Hocaoğlu

Merhabalar ben Yusuf Bingöl Erzincan Üniversitesi Psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümü öğrencisiyim EFDALOG'da Psikoloji kategorisine içerik üretiyorum.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.