Rilke’yi Hissedebilmek
  1. Anasayfa
  2. Edebiyat

Rilke’yi Hissedebilmek

0
Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Her insan hayatında bir kere dahi olsa dünyayı gezmenin hayalini kurmuştur. Bu geziyi manzara fotoğrafları ile süslemiş, en bilindik yerlerini gezebilmenin merakını iliklerine dek hissetmiştir. Sizlere dünyayı gezdiremem fakat dünya edebiyatında bir seyahate çıkarabilirim.

Ülkeleri, insanını, edebiyatlarını ve kültürünü…

Altı yaşına kadar kız çocuğu gibi giydirilen, bu yüzden insan ilişkilerinde tökezleyen, anne ve babasının boşanması sonucunda Viyana’da annesi ile yaşamına devam eden, babasının toplumda elde edemediği saygın yeri edinmek amacıyla askeri okullarda eğitimini sürdüren, Prag’daki Karlova Universitesi’nde Alman Edebiyatı ve Sanat Tarihi öğrenimi gören, arayış içinde sürekli gezilere çıkan, düşlerini başkalarıyla paylaşmaya çalışan Alman lirik şiirinin en önemli temsilcilerinden birisi olan Rainer Maria Rilke.

HAYATI

Babası Josef Rilke (1838–1906) Alman kökenli bir demiryolu memuru, annesi ise Praglı zengin bir aileye mensuptur. Rainer Maria Rilke (d. 4 Aralık 1875, Prag, – ö. 29 Aralık 1926, Montrö, İsviçre), Alman lirik şiirinin en önemli temsilcilerinden biridir.  Çok hırslı ve kaprisli bir kadın olan annesi oğlunu kendi özlemleri doğrultusunda yetiştirmek istedi. Altı yaşına gelinceye kadar kız çocuğu gibi giydirilen Rilke, zayıf ve ince ruhu nedeniyle annesinin bu tutumundan etkilenerek başta kadınlar olmak üzere insanlarla iletişim kuramaz hale geldi. Şiirlerinde çocukluk yıllarını bir yandan içtenlikle bir yandan da korku çağrışımlarıyla anlatmasının en büyük nedeni de budur.

SANATÇI KİŞİLİĞİ

Daha 19 yaşında “Yaşam ve Şarkılar” isimli ilk şiir kitabını yayımlamıştır. Rilke yaşadığı dönemde bilhassa dünyaya geldiği topraklar ele alındığında son derece önemli isimler ile yaşamıştır. Stefan Zweig, 1936 yılında Rilke üzerine verdiği bir konferansta kendisinden katıksız şair olarak bahsetmiştir.

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Rilke’nin şiirlerinin bu denli öne çıkmasının asıl sebebi nedir peki?  Şiirlerinde Tanrı’ya ikinci tekil şahıs olan ‘sen’ diye hitap ediyor. Tanrı’yı sadece kendi anlayabileceği bir şekilde içselleştiriyor. Yaşadığı olayların etkisiyle sanatı da zamanla değişime uğruyor. Kalemini en çok etkileyen kişi ise tarihin en etkileyici kadınlarından biri olan Lou Andreas-Salomé ‘dir. Hatta yaşadıkları birliktelik ülke için bir dönüm noktası kabul edilir. Lou daha önce Nietzsche’yi tam üç defa reddetmiş ve Rilke ile birlikte olmayı tercih etmiştir. 

“Çünkü mutludur, kendilerinden uzaklaşmamış olanlar…”

Birlikte yaptıkları Rus gezisiyle dilin duygulara seslenen ses özelliklerine vurgu yaptığını anlatan “Saatler Kitabı” onun Rus yaşantısı ve Paris etkilerini yansıtmaktadır. Kitap toplamda üç bölümden oluşmaktadır. Bu üç bölüm insana sanki uzun bir şiirmiş gibi hissettirir. Rilke özellikle nesnelere ve dış dünyaya farklı yaklaşmıştır. Bu sebepten yeni bir Tanrı imgesi yaratmıştır. Tanrı’yı bu dünyanın dışında değil de evrenin her bir zerresinde bulunduğunu ele alır. Her an Tanrı’nın varlığı ile yaşar.

“Nesnelerin anlamısın sen,

varlığının son sırrını ele vermeyen,

kendini başkalarına hep başka türlü sunan:

Gemiye kıyıymış gibi, kıyıya gemi.”

“Yeni Şiirler“ adlı eserinde de artık Tanrı, aşk, ölüm gibi konulardan dış dünyaya, nesnelerin dünyasına geçiş söz konusudur.

“Bir sevgilim yok,

evim yok,

yaşadığım bir yerim yok.

Kendimi verdiğim her şey,

zengin olup beni harcıyor.”

Rilke, kişisel duygularına ve izlenimlerine yer vermeksizin salt nesneyi tanımlar. Dış dünyaya bakışının değişmesindeki en büyük etkiyi ise yıllarca beraber yaşadıkları Rodin’e borçludur. “Yeni Şiirler” eseri ile Alman edebiyatında ‘nesne şiiri’ adı verilen yeni bir tür oluşturmuştur. Rilke’nin yaratımları, Rodin’in yapıtlarında olduğu gibi plastik nesneler olmayıp ‘yazılı nesnelerdir’. Şiir haricinde roman türünde de eserler vermiştir. Özellikle “Malte Laurids Brigge’nin Notları” adlı romanında ‘görmeyi öğrenmek’ olarak nitelendirdiği dış dünyaya bakış ilkesi hakimdir. Kişinin kendisine ve çevresine yabancılaşması, büyük kent insanının yalnızlığı, ölüm korkusu gibi konuları geleneksel roman kalıplarının dışına çıkmıştır.

“Bir mısra yazabilmek için insan, birçok şehir görmeli, insanları, nesneleri görmeli, hayvanları tanımalı, kuşların nasıl uçtuğunu hissetmeli, küçük çiçeklerin sabahları açarken nasıl titreştiğini bilmeli.”

Özellikle yaptığı yolculuklardan dolayı bir adresi olmayan ve bu nedenden özgür şair olarak da nitelendirilen Rilke, hayat boyu ‘yabancılaşmayı’ hissetmiştir. Lösemi sebebiyle de hayata veda etmiştir.

“Şairler şiirleri bitirmez, onları terk ederler.” Tıpkı bu söz gibi Rilke’de şiirlerini bitirmemiş, onları terk etmiştir. Genç yaşta hayata veda etse dahi ardında dolu dolu bir yaşam bırakmıştır. Nesiller boyu insanın çektiği ıstırapları şiirleri ile yaşatmıştır.

“Hiçbir yerde, sevgili, dünya hiçbir yerde, sadece içimizde.”

ESERLERİ

Roman

  • Malte Laurids Brigge’nin Notları (Die Aufzeichnungen des Malte Laurids Brigge, 1910)

Şiir Kitapları

  • Yaşam ve Şiirler (Leben und Lieder, 1894)
  • Erken Şiirler (Die frühen Gedichte, 1902)
  • Görüntüler Kitabı (Buch der Bilder, 1902)
  • Saatler Kitabı (Das Stundenbuch, 1905)
  • Yeni Şiirler (Neue Gedichte, 1907)
  • Duino Ağıtları (Duineser Elegien, 1923)
  • Orpheus’a Soneler (Sonetten an Orpheus, 1923)

Deneme

  • Auguste Rodin (1903)
  • Dua Saatleri Kitabı
What’s your Reaction?
+1
0
+1
431
+1
2.1k
+1
887
+1
0
+1
12
+1
15

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)
Yazı Kaynakları
https://de.wikipedia.org/wiki/Rainer_Maria_Rilke

Ben Ayşe Dündar. Atatürk Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı öğrencisiyim. Aynı zamanda Bilgisayar Programcılığı okumaktayım. Düşünce, felsefe, şiir ve insanın anlam arayışı üzerine yazılar kaleme alıyorum. Keşfetmeyi ve hayatı bu tutku üzerinden idame ettirmeyi seviyorum.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir
kolay-one-cikan-gorsel-efdalog

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.