Şehirlerarası: Kirpi İkilemi
  1. Anasayfa
  2. Blog

Şehirlerarası: Kirpi İkilemi

0
Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

İnsan, yaşayan bir şehirdir. Şehirlerarası yolculuk varsa insanlar arası yolculuk da vardır. Hayatımıza giren her insan belirli bir mesafeden ibarettir. Kimisi İstanbul-Ankara, kimisi İzmir-Antalya gibidir.

Hayat başlı başına bir yolculukken hayatımıza giren her insan da birer şehirdir. Sigmund Freud ve Arthur Schopenhauer’un üzerine çalışmış olduğu “Kirpi İkilemi” yakın ilişkilerle ilgilidir. Esasında yakın ilişkinin zorlukları hakkında bir metafordan ibarettir. Benim içinse bir metafordan çok daha fazlasını içeriyor. Bu metaforun yapı taşı ısınmaya çalışan kirpilerin birbirlerine yakın durması fakat dikenleri yüzünden birbirlerine zarar verme ihtimalleri hakkındadır. Ya ısınmak için daha yakın durmalılar, ya da bu yakınlık için kanamayı göze almalılar.

Bu tıpkı hayatımıza giren insanlardan farksızdır. Hangi insanın kaç dikeni olduğunu, kaç şehir aktarmasıyla hayatınıza girdiğini bilemezsiniz. Belki ilk seyahat ettiği şehir sizdiniz bu yüzden tüm zararı size verdi. Belki de aralarda bir yerlerdeydiniz, hatta tek seferlik aktarma ve birkaç saat geçirdiniz. Hangi şehir için kaç kilometre öteden geldiğini hiçbir zaman bilmezsiniz. Her şeye rağmen keşfetme tutkusundan ve kaç diken olduğunun farkında olmadan bir şehre ziyarete gidebilirsiniz. Bu sizi korkak yapmaz aksine cesaretlisinizdir. Çünkü insanın en büyük şehri kendidir. En büyük yakınlık kurması gereken yegâne kişi de kendisidir.

Kirpi ikilemi gibi hayatımıza giren her insan bize yakın olmayabilir. Kimisi dikenlerini uykudayken dahi batırabilir. Önemli olan şehrinizi sağlam hâle getirmektir. Mühim olan ne zamanda hangi aktarmayı yapacağınızı ‘’seçen’’ konuma erişebilmektir. İnsanlar, gelirler ve giderler. Hayır, tam aksine insanlar gelirler ve geçerler. Hayatımızın her anında ve her karesinde geçerler. Mühim olan o geçişlerin bir geçiş olduğunu kendimize fark ettirmektir. Ne olacağı muallak olan bu hayatta zaman zaman trenle, uçakla, otobüsle yani birden fazla seçenek ile bu yolculuğu sürdürebiliriz. Hayat bize her zaman böyle fırsatlar sunar.

Fırsatları değerlendirip yolculuğu kısa ya da uzun bitirme sırrı içimizde yatar. İçimizde yatan bu içgüdü sayesinde yolculuğa devam etmek gerekir. Hayat, yolculuksa karada ve havada manzaranın tadını çıkartmak gereklidir. Havada her şey belirgin olmayabilir fakat bulutların üstünde koca bir dünya yatar. Karada her şey belirgin olsa dahi gözlerimiz bu belirginlikte boğulabilir. Bu boğuklaşma gitgide bizi yutar. Manzara silikleşir, fakat yol yine de devam eder. Yolculuk bu belirsizlikte dahi bir sona ulaşma ehemmiyeti taşır. Yol, bize yoldaşlık eder.

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Hayat yolculuğunda seyahat ettiğimiz her insan kadar içe dönüş en büyük dikendir. Kendiyle yakınlık kurabilen insan ne zaman kanayacağını da bilir. Hayatına hangi şehri almaması gerektiğini, hangi aktarmanın ona iyi gelmediğini en iyi kendisi bilebilir. Çünkü en büyük yakınlık ve mesafe şehirlerarası değil, her bir şehrin kendi içindedir.

What’s your Reaction?
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Ben Ayşe Dündar. Atatürk Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı öğrencisiyim. Aynı zamanda Bilgisayar Programcılığı okumaktayım. Düşünce, felsefe, şiir ve insanın anlam arayışı üzerine yazılar kaleme alıyorum. Keşfetmeyi ve hayatı bu tutku üzerinden idame ettirmeyi seviyorum.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir
leonardo-da-vinci-one-cikan-gorsel-efdalog

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yorumlar (0)

  1. 22/12/2022

    Bu yazıyı yazan gönlünüze ve ellerinize sağlık. Tebrik ederim. Şu kısacık yazı içinde birkaç metaforla ne kadar çok ve önemli konuya değinmişsiniz. Bazı cümleler çok anlamlı. İnsanlar gelirler ve geçerler, hayat bir yolculuksa manzaranın tanıdını çıkarmak.. her bir cümle hakkında sayfalarca yazı yazılabilir.çok zevkle okuduğum insana anlam katan bir yazıydı. Yeni yazılarınızı merakla bekleyeceğim.

Bir yanıt yazın