Kendini Gerçekleştiren Kehanet
  1. Anasayfa
  2. Bilim

Kendini Gerçekleştiren Kehanet

0
Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Zaman zaman hepimizin umut ettiği, gerçekleşmesini dört gözle beklediği hayaller olabilir, kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi? Bir şey bekliyorum ve bu beklentim gerçekleşince ben mutlu olacağım. Tarifi imkânsız olan bu duygunun daha olay gerçekleşmeden hayatımıza kattığı pozitif enerji tartışılmaz derecede yüksektir. Hayal edelim gözlerimizi açtık ne güzel bir gün dedik ve derin bir nefes aldık güneş sanki ayrı bir renkte bizim için doğmuştur, gün o kadar pozitif ve eğlenceli başlar ki, zamanın nasıl geçtiğine anlam bile veremeden kendimizi evde buluruz ardından rahat bir uyku ve mutlu gün bitti. Hayatın olağan şartlarına göre hep böyle olmuyor tabi sabah uyanır uyanmaz bugün başıma neler gelecek, günüm nasıl geçecek acaba? Ne gibi saçmalıklar yapacağım düşüncesi içerisine hepimiz bir defa olsun girmişizdir. Olumsuzluğun üzerimizde kara bulutlar gibi dolaşıp durduğu, tüm aksiliklerin bir araya gelip bizi ablukaya aldığı o günü hatırlayabiliriz Bir an önce güt bitsin de kendimi bu çıkmazdan kurtarayım düşüncesine gireriz. Günün kötü geçmesini etkileyen bir sürü etmen olabilir ama bizim sebebiyet verdiğimiz, zihnimizde barındırıp beslediğimiz olumsuz hava, kötü günün baş mimarıdır. Ne kadar fark ediyor değil mi ?

Kendini gerçekleştiren kehanet, temelinde olumsuzluk olarak gündeme gelse de bugün olumlu yönlerinden de bahsedeceğim. Kendini gerçekleştiren kehanet; “korktuğum başıma gelirse ben ne yaparım” düşüncesi içerisinde kendi kendini yiyen düşünce yapısına sahiptir. Daha olay gerçekleşmeden ortada somut bir şey olmamasına rağmen varmış gibi davranması maalesef bireyi o gerçekliğe sürüklemektedir. Olumlu düşünceyle taban tabana zıt düşünce içerisinde olan kişi kendine göre onlarca sebep sayıp onlarca neden belirleyip bu çerçevede olumsuzluğun yerini önceden kendisi hazırlamıştır zaten. Bir defa olsun zihninden tamam ben yaparım, ben olduğum müddetçe benim dediğim olur fikrini benimseyen yapıya sahip değildir. Örneğin bir öğrencinin gireceği sınav öncesi ağzından çıkan tek lafın ben kalacağım olması bu yapının en basit göstergesidir. Zaten kişi burada sınavı kendi kafası içerisinde bitirmiş kağıdını vermiş ve notunu almıştır onun için sınav sadece bu durumu resmiyete kazandırmak içindir. Öğrenilmiş çaresizlik çukurunda bulunan kişilerle örnekleri çoğaltabiliriz. Olumlu düşünmek bu kadar zor olmamalı şartlar ne olursa olsun içerisinde bulunduğumuz durumu gerçeklik çerçevesinde en olumlu şekilde yorumlayıp kendimizi öyle koşullandırmalıyız. Baştan beri yapamam edemem tavırları maalesef olumlu düşüncelere ciddi manada zarar verir. Zihnimizde geçen bu olumsuz süreç yine dönüp dolaşıp en büyük zararı bize vermektedir. Sürekli olumsuz düşünce yapısını benimseyip oraya kendimizi hapsetmemiz kendi yaşantımızı akabinde aile ve diğer sosyal çevremize de kalıcı sorunlar bırakmaktadır. Başkaları tarafından sürekli huysuz ve asık suratlı olarak anılan kimse kendi zihin sürecinden de bu sözleri geçirdikten sonra kabullenip gerçekten de huysuz ve asık suratlı olabilir. Bunun sebebi kim çevrenin söylediği sözler mi yoksa bu sözlere kulak kapatmayan bizler mi ? İnanarak söylenen başarabilirim cümlesinin insanın bünyesine verebileceği enerjiyi az çok tahmin edebiliriz. Neden böyle bir güç varken farklı yollara başvuralım. Bulunduğumuz ortama olumlu hava vermek başta bizde olmak üzere tüm çevremizde etkisini gösterecektir. Sabah okula giden bir çocuğa başarılar dilememiz bile çocuğun dünyasında farklı bir yer kaplayacaktır. Aynı şekilde taraftar önünde alkışlanan ve ıslıklanan futbolcu örneğinde alkışlanan futbolcu ıslıklanan futbolcudan hep daha iyi performans sergileyecektir. Yaşantımızda bilinçli dostluklar edinirken dikkat etmemiz gereken noktalardan biri, olabildiğince pozitif duygular besleyen bir çevre edinebilme olmalıdır. Kuracağımız bilinçli çevrede, yönümüz saptığı zaman gerektiğinde bize destek çıkabilecek, yanımızda olabilecek insanlar olmalıdır.

Kendini gerçekleştiren kehanet; Robert Merton tarafından 1948 yılında ortaya atılmıştır Robert Merton, “Bir durum gerçek olarak algılanıyorsa o durumun sonuçları kişinin gerçeği olacaktır.” Sözüyle kendini gerçekleştiren kehaneti ortaya atmıştır. 1968 yılında ise Psikolog Rosenthal ve okul müdürü Jacobson kendini gerçekleştiren kehanet üzerine bir deney yapmaya karar verirler. Öğrenciler için test yaptıktan sonra ortaya çıkan sonuçlar ile ilgili doğru bilgiyi kimseyle paylaşılmayıp daha sonra rastgele verilen isimlerde bazı öğrencilerin daha yetenekli olduğunu öğretmenlere bildirilmiştir. Bilgilendirmenin ardından öğretmenlerin, ismi verilen öğrencilere karşı yüz ifadelerinin, konuşma tarzlarının değiştiğini gözlemişlerdir. Deney sonucunda seçilen öğrencilerin akademik başarılarının yanında zekâ testlerinde gösterdikleri başarılar da artmıştır. Ayrıca Rosenthal yaptığı deneyde öğretmen beklentisinin, çocukların zekasından ve yeteneklerinden daha etkili olduğu kanısına varmıştır.

Bizden beklenilen ile bizim yaptıklarımızın arasında ilişki olduğunu yukarıda belirttim. Burada esas olan olayın farkında olmayanlar. Bir yerde otoriteyi eline almış kimseler hep daha fazlasını istemekten geri durmamıştır, daha fazlası için de sürekli hakaret ve mobbing yoluna başvuran otoriter bireyler, çalışanlarına olsun kendinden alt rütbede olan kişilere olsun sürekli olumsuz hava aşılama derdine düşüp kendi duygularını tatmin etmişlerdir. Bu durum çalışanları verimsiz konuma sürükleyip, kısır bir döngü oluşturmaktan başka bir şeye sebep olmayacaktır. Halbuki yapılabilecek, üzerinde çalışılabilecek o kadar nokta olmasına rağmen bu yola başvuranları anlamak hakikaten zor bir durum.

Deneyde görüyoruz ki sadece bizim zihinsel süreçten geçirdiklerimiz değil başkalarının bizim hakkımızda düşündüğü düşünceler de yaşamımıza yön verebilmektedir. Dışarıdan gelebilecek olumlu olsun olumsuz olsun hiçbir olay bizi çizgimizden çıkartmamalıdır. Etrafımızdan aldığımız sözler sonrası coşku ve motivasyonun dozunu kaçırmamalı, neleri yapıp yapamayacağımızı gerçeklik ilkesiyle gözden geçirmeliyiz. Aynı şekilde algıladığımız olumsuz düşüncelerin etkisinde kalmamaya da çaba gösterelim, inandığımız ilkeler doğrultusunda gerektiğinde çevremize kulağımızı kapatmayı bilmeli bu doğrultuda yaşamımıza yön vermeliyiz.

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Zihninde sana inanan bir sen olmalı.

Değerli okuyucularım yazı hakkında görüş ve önerilerinizi yorum kısmında belirtmenizi rica ediyorum, daha fazla yayın için takipte kalın.

Kaynakça:

Wikipedia

What’s your Reaction?
+1
0
+1
513
+1
656
+1
413
+1
0
+1
0
+1
0

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Merhabalar ben Yusuf Bingöl Erzincan Üniversitesi Psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümü öğrencisiyim EFDALOG'da Psikoloji kategorisine içerik üretiyorum.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir
kesisim-one-cikan-gorsel-efdalog

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yorumlar (0)

  1. 23/09/2022

    Çok sevdiğim kardeşim çok güzeldi çok beğendim ve çok ta etkilendim, etkilendiğim nokta da şuydu akrabalarinin sözlerini kulak ardı etmen gerekiyor yane daha doğru sen çevre demişin ama bn akraba dedim seviliyorsun Yusuf baba😉

    • 23/09/2022

      Bize karşı yapılan yorumları kendi süzgecimizden geçirip alabileceğimiz en iyi dersi alıp kayıpsız bir şekilde yolumuza devam etmeliyiz. Süreci iyi yönetebilmemiz dileğiyle… Teşekkür ederim :)
      Yeni yayınlar için takipte kalın.

  2. Yazınız çok hoş ve örnekleriniz de öyle. Bu yazınız bana şu an okuduğum kitabı hatırlattı, ismi Bilinçaltının Gücü. Kitapta geçen bir cümle “İnsan bütün gün ne düşünüyorsa odur.” Bilincimiz tohum ve bilinçaltımız ise toprak yani ne ekiyorsak onu biçiyoruz doğrusu. Düşüncelerimiz değişirse kaderimiz değişir. Yazınızın başlığını da çok beğendim.

    • 23/09/2022

      Zihnimizin yaşantımıza olan etkisini yaşayarak tecrübe ettiğimiz şu dönemlerde köşeye çekilmeyip harekete geçmek bilincinde olmamız dileğiyle…
      Başlık, içerik ve örneklerin uyumu konusunda size katılıyorum. Hoş düşünceleriniz için teşekkürlerimi iletiyorum.
      Yeni yayınlar için takipte kalın:)

Bir yanıt yazın