Gecemi aydınlatan yıldızlar kaydı bir bir
Söndü ışıkları yağı bitmiş kandiller gibi
Toprağı çatladı susuzluktan damar damar
Bahçem yabancı sürgün yurdu gibi
Göğe gözlerinin ışıltısını saçıyorum geceleri
Masum bakışların siniyor her gece üzerimize
Şelaleler gibi çağlayan saçlarından alıp
Yağmurlara katıyorum bahçem suya kansın diye
Hatırımda değil yahut çok güç tarifi
Küçük efsunlu bir taştı takılıp düştüğüm
Yüreğinin sokaklarında iki büklüm
Onu aldım yurt bildim senden diye
Kaç zamandır bozuk kilidi penceremin
Her rüzgarda dünya doluyor kalbime
Kanın ve etin taş oluşunu gördüm
Aldananlardan oldum renklere
Dudaklarını kilit yaptım pencereme
Dünyaya kapattım kalbimi
Aşkı bildim mektebinde
Taşın nura dönüşünü gördüm
Kurudu pınarı gözlerimin
Akmaz oldu acı suyu
Gülmek şeytan işi demişlerdi
Ne ağlamayı ne gülmeyi bildim
Hasretini çektim yolunu gözledim
Aktı acı suyu gözlerimin
Tat nedir lezzet nedir bildim
Vuslatın müjdelendi güldüm erler gibi
Seninle yenilendi bu can
Seninle yeniden doğdu
Efsun sandığım sevdan
Hiç gitmesin benden…




