Miryokefalon Savaşı, 1176 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan’ın komutasındaki Selçuklu ile Bizans İmparatoru Manuel Komnenos komutasındaki Bizans orduları arasında gerçekleşmiş olan savaştır. Bu savaşın en önemli yanı, galibiyetin Selçuklulara geçmesinin ardından Anadolu coğrafyasına Avrupalı tarihçiler ve aristokratlar tarafından “Türkiye” denilmeye başlanmasıdır. ilbet
1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’da hızlı bir Türkleşme süreci başladı. Türkler; Anadolu’nun hemen hemen her bölgesine sefer düzenliyor, bölgeler birer birer Türk beyliklerine bağlanıyordu. Bu durum, Bizans’ın hem toprak hem de Batı’ya ve Anadolu’ya karşı nüfuzunu kaybetmesine sebep oluyordu. Katolik Avrupa devletlerine karşı Ortodoks Bizans’ın nüfuzunu muhafaza edebilmek için yapabileceği en iyi şey, kaybettiği Anadolu topraklarını geri alarak Türkleri Anadolu’dan tamamen çıkarmaktı. Bu amaç doğrultusunda Bizans birçok kez Türkleri Anadolu’dan atmaya çalışmıştır. Miryokefalon Savaşı’nı diğer Bizans-Selçuklu mücadelelerinden ayıran ise, bu savaşın ardından Bizans’ın yıkılana kadar bir daha bu amaçla hareket edememesi ve Türklerin Anadolu’daki varlığını ve gücünü kabul etmesidir. sixthbloom.com
Bizans İmparatoru I. Manuel, Türklerin Batı Anadolu’ya doğru gerçekleştirdikleri seferleri durdurmak ve Konya’yı alıp Selçuklu Devleti’ni yıkarak Türklerin Anadolu’da bölünmesini sağlamak için Frank, Peçenek, Macar ve Sırplardan oluşan ordusuyla Konya üzerine harekete geçti. Anadolu Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan da bunun üzerine Bizans ordusunu başkente ulaşmadan durdurmak için Konya’dan ayrıldı ve Bizans ordusunun güzergahında olan yerleri tahrip etti. Bizans ordusu, asıl hedef olan Konya’yı ve bu hedefe giden tüm güzergahları Bizans topraklarına katmak için ağır mühimmatlar ile donatılmıştı, bu yüzden yavaş ilerliyorlardı. Bu da Selçukluların kısa sürede onlara yetişmesini hatta onları bir tuzağın içine çekebilecek kadar vakit kazanmalarını sağlamıştı. verabetgiris.co
Miryokefalon Savaşı, Denizli’deki Çivril, Gümüşsuyu (Homa) yerleşiminin dağlık bölgesinde bulunan ve Selçuklular tarafından tahrip edilmiş Miryokefalon Kalesinin yakınlarındaki Tribritze geçidinde gerçekleşmiştir. Selçuklular kendilerinden sayıca üstün olan Bizans ordusunu bir geçidin içine hapsetmeyi düşünmüş ve geçidin dağlık bölgelerine yerleşmişlerdi. Bizans ordusu geçidin içinden kolaylıkla geçmek için dörde bölündü. En önde piyade öncü birlikler, onların arkasında piyade ve süvari ardıllar, daha sonra ordunun ana kuvvetleri ve en sonda ise mühimmatları taşıyan arabacılar vardı. Öncü birlik geçitten çıkarken en arkadaki arabacılar ise geçide yeni giriyordu. Tam bu sırada dağlarda toplu halde bulunan Selçuklu ordusu, toplu değil dörde bölünmüş haldeki Bizans ordusunu birbirlerinden tamamen koparmak ve geçidin içine tüm orduyu hapsetmek amacıyla saldırıya geçti. Saldırının ilk anlarında sağ kanadını tamamen kaybeden Bizans ordusu, sol kanadının kontrolünü de Yannis Kantakuzenos’un ölümüyle kaybetmişti. Ne ana kuvvetler ne öncü birlikler ne de arabacılar birbirlerine yardım edemiyordu. glbthistorymuseum.org/
Savaşın 3.gününde Selçuklular; Bizans ordusunun tüm mühimmatlarını tahrip etmiş ve de Bizans ordusunu kalan tüm kuvvetleriyle geçit içerisinde bir adım dahi ne ileri ne de geri gidemez hale getirmişti. Fakat, savunma pozisyonu alan Bizans ordusunu tamamen bitirmek mümkün değildi. Selçuklular üstünlüğünü kabul ettirmiş ve Bizans’ı Anadolu üzerindeki emellerinden vazgeçmek zorunda bırakmıştı. Bu halde, savunma yaptığı için az kayıp vermeye başlayan Bizans’la daha fazla savaşmaya lüzum yoktu. Sultan II. Kılıçarslan, İmparator I.Manuel’e Eskişehir ve Gümüşsuyu kalelerin boşaltılıp yıkılması ve yüz bin altın harp tazminatı ödenmesi şartıyla barış teklifinde bulundu. Geçitten çıkabilmek için tek çaresi bu olan İmparator, teklifi kabul etti.
Miryokefalon Savaşı sonrasında Bizans, Türklerin Anadolu’daki ilerlemelerini durduramamış ve Sultan II.Kılıçarslan zamanında Selçuklu Türkleri tüm Anadolu’yu hakimiyet altına almışlardır.




