Geçmişten bugüne insanoğlu hep bir şeyler için mücadele vermiştir, günümüz şartlarının geçmişe göre iyi olması insanların rahata erdiğini ve mücadele vermediği anlamına gelmez. Mağara döneminden beri insanların temel görevi sorunlara göğüs germek ve mücadele etmektir. Koşullar ister iyi olsun ister kötü olsun mücadele hep var. Sorunlar silsilesi her dönem insanlık üzerinde etkisini göstermiş ve belli yıkımları da beraberinde getirmiştir. Günümüzde bu yıkımların tümüne değinmek zor elbette ama hepsini tetikleyen ve gelecek yaşam üzerinde pek de olumlu bir etki bırakmayan akran zorbalığı gerçeği maalesef dünyada ve ülkemizde sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.
Özellikle son yıllarda ülkemizde etkisini artıran akran zorbalığı genel bir yapıyla değerlendirilmeden sürekli göz ardı edilmiştir. Akran zorbalığının en sık görüldüğü okul ortamında çocukların akran zorbalığına maruz kalması en temel hakları olan eğitim hakkını zedelemektedir. Akran zorbalığına maruz kalan çocukların, durumu ailelerine ve öğretmenlerine anlatamaması, sürekli olarak zorbalığa maruz kalması çocuğun geleceğinin tehlike altında olduğunun göstergesidir. Zorbalığa maruz kalan çocuğun vereceği tepki de aslında belirsizdir. Çocuk bu durumda ne yapacağını bilmiyor çünkü. Çocuğu tanıyacak, onun hakkında bilgi sahibi olacak, onu gözlemleyebilecek, önleyici ve çözüm odaklı yaklaşacak, profesyonel eğitim almış birilerine ihtiyaç var: Psikolojik Danışmanlar.
Aslında ihtimaller dahilinde sonu kestirilmeyecek bir sürü sorun bizi ve umudumuz olan çocukları etkileyecektir. Şöyle bir ihtimal düşünelim, çocuklar maruz kaldığı zorbalıktan kurtulmak için farklı farklı ve ne amaca hizmet ettiği belli olmayan daha zararlı gruplara dahil olabilir ve intikam duygusuyla hareket edebilir. Çocukların neden zorbalık yaptığı konusuna gelecek olursak 4-6 yaş döneminde çocuklarda inanılmaz bir aktiflik vardır.
Oyun dönemi de bu dönemde başlamaktadır. Çocuklar nasıl iletişim kuracağını ve neyi nasıl ifade edeceğini bilmediği için fiziksel ve sözel şiddete başvurabilir. Karşısında bu duruma tepki gösterecek kimse olmadığında ise çocuklar güç duygusunu tadacak ve yaptıkları davranışlar pekişecektir. Böylece yaş ilerledikçe çocuğun uyguladığı zorbalık kalıplaşacak ve düzeyi artacaktır. Akran zorbalığına maruz kalan çocukların okul yaşantıları çekilmez bir hal alabilir, okul başarısında ciddi düşüş görülebilir, çevreden kopmaları ve kendi içlerine çekilmeler muhtemeldir. Tüm bunların bir araya gelmesiyle çocuklar artık okulun çekilmez bir düzeye geldiğini düşünüp okula gitmeyi reddedeceklerdir. Okula gitseler bile kaçmaya yönelik davranışlar sergileyebilmektedirler. Sonuç okul fobisi olacaktır. Aile çocuğunda böyle davranışlar gözlemliyorsa mutlaka bir uzmandan destek almalıdır.
Gerçekçi bir bakışla bakacak olursak okul öncesinden tutun eğitimin her kademesinde akran zorbalığına rastlamamız mümkün. Olayın en başına dönecek olursak 4-6 yaş dönemi gerçekten büyük bir önem taşıyor bizim için. Zaten sorunun başladığı ve bir türlü değinilmeyen nokta orası. Yani bu dönemde çocuklar üzerinde akran zorbalığı adlı bir çalışma yapılmamışsa eğitimin her kademesinde zorbalık görmek olası olacaktır. Burada büyük sorumluluk psikolojik danışmanlara düşmektedir. Aile, okul ve çocuk üçgeninde iletişim sorunlarına değinecek, aldığı eğitimler doğrultusunda gelecek yıllar için kalıcı çözümler üretip önleyici çalışmalar yapacak olan yine psikolojik danışmanlardır. Aslında psikolojik danışmanlar imkanlar dahilinde akran zorbalığı ve okullarda çıkabilecek diğer problemlere olgun bir şekilde mücadele etmektedir.
Şimdi gelelim akran zorbalığının yaygınlığını etkileyen en önemli etkenlere. Bahsettiğim 4-6 yaş dönemi çocukların psikolojik danışmana ulaşma şansları maalesef çok düşük. Beklenen norm düzenlemesinin gelmemesiyle birlikte geleceğimizde söz sahibi olacak çocuklarımız göz ardı edilmektedir. Çocukların Psikolojik danışmana ulaşamaması akran zorbalığını ve bunun gibi birçok problemi maalesef gündemimize getirmektedir. Çağdaş eğitim hedefleri doğrultusunda okul öncesi dahil her eğitim kademesinde ve her okulda psikolojik danışma hizmeti tüm öğrenciler ve ailelerin en temel hakkıdır.
Bu yazı hakkında görüş ve önerilerinizi yorum kısmında belirtmenizi ayrıca geçmiş yayınlarıma göz atmanızı rica ediyorum, daha fazla çalışmaya devam edeceğim. Yeni yayınlar için takipte kalın.
Esenlikler dilerim…





