Tipisine alıştığın dağlarına
Bahar gelen yüreğim
Ah deniz görmeden
Okyanuslarda boğulanım benim
Çatlayan topraklardan farksızken tenin
Hasret yağmurlarıyla ıslandın usul usul
Doymadın, kanmadın.
Kendini el bilirken
Eli yâr bildin
Yâri taşıdın göğsünde
Vesikası oldu yüreğinin
Çözdün mü bu bilmeceyi o gün?
Çözemezsin.
Canın dardı tenine,
İntiharlar düşlerken başkentte,
Genzini yakarken tütünün,
Adını unuttuğun geceleri de unuttun.
Ayaz mıydı yakan yanaklarını,
Gözyaşı mı hiç ayırt edemedin.
Umuttan bahsetmek yersiz şimdi,
O cephede çok toprak kaybettin.
Yaraların var birbirinden derin,
Taa o zamanlar susmayı huy edindin.
Zaman onaramaz hiçbir şeyi,
İz kalır mutlak anı olur.
Çiftinde bir ot dahi bitmez oldu,
Çiçekler bekledin, bir kez daha yenildin.
Zaman onaramadı hiçbir şeyi,
Molozlarla doldu bütün izlerin.
Demirlerin çürük, temelsiz evin,
Ne zaman biter yaşamak ödevin?





