Kuşlardan evvel uçarıydım bu diyarda
Nice dallar gezdim yurt bulamadım
Kafesim içimdeydi görmedi insanlar
Gök kıramadı zincirlerini esaretimin
Mahpusluk içimdeydi
Bilmedi kimseler bilemedi
Niye ağlardı bulutlar yaz ortasında
Durduk yere niye çakardı şimşekler
Kimsenin aklına gelmedi mi sormak
Yıldızlar ışıklarını kaybederken yanar mıydı canları
Gökyüzünün nesi olur yıldızlar sahi
Yıldızlar senden daha uzak değil
Senle ben yıldızlardan daha uzağız (vuslata)
Biz hep tersine yürüyoruz mesafeleri
Sonra serçeleri bekliyoruz rüyalarımıza
Ayrı uykular uyuyup ayrı rüyalar görüyoruz
Sen koca çınar oluyorsun
İstisnasız her gece göğü kucaklıyorsun
Benim payıma serçeler düşüyor
Gözleri nemli gezen serçeler
Anneme benzettiklerim hani
Annem yüreğini yuva yapmayı serçelerden öğrendi
Bense yorgunum
Bir yerlerden sürgün edildim ama nerden
Bilmiyorum.
Adem kadar yalnızım.
Şimdi anlıyor musun?
Yıldızlar senden daha uzak değil…
Senle ben yıldızlardan daha uzağız.
Biz hep tersine yürüyoruz mesafeleri.
Onlar Arafat’a randevuluydu
`Biz hâlâ serçeleri bekliyoruz.`Biz hâlâ serçeleri bekliyoruz.





