Smeraldo Çiçeği
  1. Anasayfa
  2. Hikaye

Smeraldo Çiçeği

3
Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Her doğum bir öncekini hatırlatırdı. Yıllar, aylara sonra günlere bölünürdü. Çiçekler yeşerir ve usulca solmayı bekler, dururdu. Esasında en nadide çiçek insanın ta kendisiydi. Çünkü herkesin bir doğum çiçeği bulunurdu. Bu çiçekler, kimisi için karakterinin en açıklayıcı örneği niteliğindeydi.

Ocak ayı; Karanfil ve Kardelen, Şubat; Menekşe, Mart; Nergis, Nisan; Papatya, Mayıs; Zambak, Haziran; Gül, Temmuz; Hezaren Çiçeği ve Su Zambağı, Ağustos; Glayöl, Eylül; Gündüz Sefası ve Yıldız Çiçeği, Ekim; Kadife Çiçeği, Kasım; Krizantem, Aralık; Sümbül.

Tarih boyunca her çiçeğin bambaşka hikâyeleri oldu. Bugün kimisine göre efsane, kimisine göre gerçek olan “Smeraldo Çiçeği”nin hikâyesini anlatacağım, sizlere. İtalyanca’da Smeraldo “zümrüt” anlamına gelir. Çiçeğin anlamı ise açıklanmayan/samimi hislerdir.

Günlerden bir gün bir çiçekçi ve İtalyan bir dükün gayri-meşru çocuğu olur. Çiçekçi kız doğum esnasında vefat eder. Dük yalnız başına kalır. Hem çocuğun gayri-meşru olması, hem de kendinin evli olması sebebiyle çocuğu öldürmek ister. Fakat bunu eyleme dökemez, bu yüzden çocuğu uzaklara gönderir.

Çocuk büyüdükten sonra kendisini bir kaleye kapatır. Senelerce gerekmedikçe hiç kimseyle konuşmamış ve dışarıya çıkmamıştır. Yalnızlık içine işlediği için içten içe kendini “çirkin” ilan eder. Yüzünü dahi bir maskeyle kapatıp hayatına o şekilde devam eder. Hayatı boyunca maruz kaldığı yalnızlık ve kinden ötürü kalbini kimseye açamaz. Bir gün kalesinin yanında bir kız belirir. Pencere kenarından ne yaptığını adım adım seyreder. Kız kalenin duvarlarından tırmanıp birkaç çiçek kopartır. Adam bu duruma bir hayli sinirlenmiştir. Çiçeklerine zarar gelmemesi için tüm geceyi nöbet tutarak geçirmeye karar verir. Ancak tüm gece uyanık kalamaz ve birkaç dakikalık uykulara dalar. Tam da bu esnada kız biraz daha çiçek koparıp kaçar. Adam içindeki merakı susturamaz.

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

“Neden çiçeklerimi çalıyor?”

“Beni tanıyor mu?”

“Kim o?”

Farkında olmadan içine düşen merakı her gece kızı bekleyerek son bulur. Ansızın bir gece pelerininin ardına gizlenip kızı takip eder. Esasında kızın fakir ve çiçekleri satarak hayatta kalmaya çalıştığını görür. Adam kıza o kadar üzülür ki… Ona nasıl çiçek yetiştirileceğini öğretmek ister. Lâkin kızın onun çirkin yüzünü görüp korkacağından endişelenir. Bu yüzden kız için en iyi çiçekleri yetiştirmeye başlar. Kusursuz olmaları için ekstra özen gösterir. Böylece kız bir nebze olsun daha kaliteli yaşayabilecektir. Fakat işler tahmin ettiği gibi gitmez. Çiçekler büyüdükçe adamın duyguları da büyür. Bir gün ansızın kızın karşısına çıkıp ona duyduğu ilahi aşkını anlatmak ister. Lâkin kıza ne kendisini gösterebilir, ne de kendini anlatabilir. Yapamayacağını da yine en iyi kendisi bilir.

Kız bu çirkinliğini sevecek midir?

Lâkin genç kız onu sevmese bile en azından çiçeklerimi sevsin, diyerek ona “Smeraldo” isimli çiçeği yapmaya karar verir. Smeraldo en pahalı ve en nadir görülen çiçektir. Böylece kız onun samimiyetini en saf halde görebilecektir. Adam çiçeği yapmak için kendisini kaleye kitler ve uzun uğraşlar sonucunda Smeraldo’yu yetiştirmeyi başarır. Şimdi tek yapması gereken kızın gelmesini beklemektir. Günler geçer, haftalar geçer lâkin gelen giden kimse olmaz.

Adamın ruhunu endişe ve korku kaplar. Ailesi gibi kızında onu terk ettiğini düşünür. Maskeli hâlde kızın çiçek sattığı yere doğru yol alır. Oradakilere kızı sorar ve acı haberi duyar.

Her gece çiçeklerini koparan o kız, vefat etmiştir. Adamın ruhunu saran endişe yok olup gitmiş, bunun yerine suçluluk gelmiştir.

Eğer adamın birazcık cesareti olsaydı her şey bambaşka mı olurdu?

Adam en nadide çiçeği özünde kendisi için yetiştirmiyor muydu?

Sonuç olarak, Smeraldo olsun ya da olmasın tüm çiçeklerinin yeri adamın kendi bahçesiydi. En başından bu yana adam hiçbir çiçeğine zarar dahi vermedi. Kızı kendi çapında bir teste tabi tutan ve özünde ‘‘Bak bunu ben yetiştirdim.’’ Diyerek kendini kanıtlamaya çalışan tek kişi adamın kendisiydi.

Kendini kuleye ve maskelerin ardına gizlese bile kendi gizinden gizleyemezdi. Gözü gibi baktığı çiçek bahçesi güneş olmadan toprakta yeşermezdi.

Kaynakça:

What’s your Reaction?
+1
706
+1
247
+1
993
+1
654
+1
0
+1
23
+1
8

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Ben Ayşe Dündar. Atatürk Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı öğrencisiyim. Aynı zamanda Bilgisayar Programcılığı okumaktayım. Düşünce, felsefe, şiir ve insanın anlam arayışı üzerine yazılar kaleme alıyorum. Keşfetmeyi ve hayatı bu tutku üzerinden idame ettirmeyi seviyorum.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yorumlar (3)

  1. 27/03/2023

    Başlık daha ilgi çekici olabilirdi, onun haricinde yazıyı zevkle okudum. Kaleminize sağlık.

  2. 27/03/2023

    Her insanın doğum çiçeğinin olduğundan bi haberdim resmen. İlk kez bu yazıyla öğrendim ve oldukça ilgimi çekti. Smeraldo çiçeğinin hikayesini duymuştum ilkokulda öğretmeninimiz anlatmıştı. Yazınız beni maziye götürdü diyebilirim. Diğer çiçeklerin de bir hikayesi elbet vardır diye düşünüyorum. Acaba devamı gelir mi Ayşe Hanım ?

  3. 27/03/2023

    Görselleride daha fazla Smeraldo çiçeği görmek isterdim. Görsel açısından yetersiz olsa da yazının akıcılığı keyif verdi.

Bir yanıt yazın