İmposter Sendromu
  1. Anasayfa
  2. Premium

İmposter Sendromu

0
Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Yaşantısı boyunca hedeflerine ulaşmış, kariyerinin zirvesinde olan bir insan düşünelim. Herkes başarılı görmesine rağmen kendisini bir türlü bulunduğu konuma ait hissedemeyen, sürekli başarısızmış gibi düşünüp yaşamı noktasında  ona göre hareket eden ve bu durumu arada sırada değil sürekli yaşayan biri İmposter Sendromunu yaşıyor olabilir.

Peki nedir bu İmposter Sendromu ?

İmposter sendromu 1978 yılında psikolog Suzanne Imes ve Clance tarafından akademik yönden başarılı 150 kadın üzerinde yapılmıştır. Bu kadınların; bulundukları iyi pozisyonlara ve aldıkları eğitimlere rağmen yetersizlik hissettikleri görülmüştür. Yeterince iyi olmadıklarını düşünen kadınların kendilerine inanmadıkları gözlenmiştir. İmposter Sendromu kadınlarda daha sık görülmekle beraber erkeklerde de görülebilmektedir. Çok çok çalışıp emek verdiğiniz bir işin sonucunda nihayet istediğinizi elde ettiniz ne hissedersiniz? Doğal olarak sevinir bir müddet mutluluğunu yaşar ve kaldığınız yerden yaşamınıza devam edersiniz.

İmposter sendromunda başarıya ulaşan birey bulunduğu konumu hak etmediğini “onlarca insan bunun için çabaladı ben neden buradayım ?” düşüncesi içerisinde kendi kendini sorguya çeker ve yetersiz olduğu kanısına vardıktan sonra, ben daha çok çalışıp bulunduğum konumu hak etmeliyim düşüncesini benimsemektedir. Sürekli olarak insanları kandırdığını düşünen birey kendisini sahtekâr olarak tanımlamaktadır. Döngünün böyle devam etmesiyle birey bulunduğu konumdan memnuniyetsizlik yaşayıp sürekli kendini yetersiz hissi içerisine hapsetmektedir. Bu durum bireyin yaşantısını zaman zaman olumsuz etkilemekle birlikte işini yapma noktasında kendisine engel de olabilmektedir. Sendromunun şiddetine bağlı olarak kişide kaygı bozukluğuna, panik atağa ve majör depresif bozukluğuna yol açabilmektedir.

Günümüzde zaman zaman bizlerinde yaşadığı bu hisler belli bir süre sonra yok olup gitmektedir. Kalıcılığını sürdüren bireylerde özellikle başkalarından onay almadan bir işte ilerleyememe ve herkesten çok başarılı olma isteği görülmektedir. Kendine inanmayan, konfor alanı dışına çıkmamış insanın konfor alanı dışına attığı ilk adımda böyle bir olayla karşılaşması dengesini alt üst etmektedir. Genelde aile yapısı içerisinde popüler olan bireyin, dışarıya göre problemleri basit şekilde çözebilen bir zekâ seviyesine sahip olduğu algısı vardır. Birey bu algıyı benimseyip üzerine yapıştırılan zeki ve başarılı kimlikten kurtulamamaktadır. Okul ve iş yaşantısında karşılaştığı zorluklar karşısında çözümsüz kalan birey ailesinin ve çevresinin kendisine yalan söylediğini düşünmekle beraber iyiden iyiye yetersizlik hissine kapılıp “çalışmazsam ben bir hiçim” düşüncesini zihnine yerleştirmektedir ve kendisine söylenen hak ettiği iltifatları kabul etmeyip; bana yalan söylemeyin gibi düşünceleri benimsemektedir.

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Diğer bir durum da aile içerisinde bastırılmış ve sevgisiz yapıda büyüyen çocuğun aşırı çalışmaya yönelmesidir. Kaos ortamının ortasında yetişen bireyin çocukluktan beri duymadığı tek bir sevgi cümlesi ve iltifatı sonradan duyunca ben bunları hak etmiyorum düşüncesi içerisine girmesidir. Çalıştığı kurumda aşırı derecede rekabet içine giren birey duygularını tatmin etmek için birilerini altına alması gerektiğini düşünmektedir. Bazı durumlarda kendine göre başarılı olur ve terfi eder bu durumdan birey için sorun yoktur. Ama aksi durumda birey geçemediği ya da rekabet edemediği her kişi için kendini yetersizlik girdabı içine atmaktadır.

İmposter sendromu yaşayan bireylerde; erteleme, yapacağı en küçük işlerde aşırı hazırlanma, sürekli kararsızlık içerisinde olma, çekingen tavır sergilemeyle beraber aşırı yetersizlik hissi sık sık görülmektedir. Bu saydıklarımı hepimiz günlük yaşantımızda yaşıyoruz. Problemli olan taraf bunların sürekli tekrar eden periyotlarda yaşanmasıdır. Bireyin sürekli dışarıdan onay alması onay almadan ilerleme noktasında duraksama yaşaması günlük işlerinde aksamaya sebebiyet vermektedir. İmposter sendromu henüz psikolojik rahatsızlık olarak kabul edilmemektedir.  Kaygı bozukluğu ve depresif bozukluklar İmposter sendromuna eşlik etmektedir. Bu yüzden bu alana yönelik tedavi yolları izlenmektedir. Önleme çalışmalarında birey, kendi yeterliliklerinin farkına varmalı neleri yapıp neleri yapamayacağının farkında olmalıdır. İmposter sendromunda birey sürekli şans faktörüne değinmektedir. Bu durumda bireye kendi yeteneklerinin farkına varması için ödevler verilmelidir. Çabanın elle tutulur karşılığı bireye hissettirilip gösterilmelidir. Bazen ne yaparsak yapalım bir şeyler yolunda gitmez, içinde bulunduğumuz durumda elimizden gelenin en iyisini yapıp süreç ve sonuç odaklı bütüncül ilerlememiz yaşamı dengede tutan en önemli noktadır.

Değerli okuyucularım bu yazı hakkında görüş ve önerilerinizi yorum kısmında belirtmenizi ayrıca geçmiş yayınlarıma göz atmanızı rica ediyorum, daha fazla yayın için takipte kalın.

Sevgilerimle…

What’s your Reaction?
+1
1
+1
155
+1
776
+1
342
+1
0
+1
49
+1
12

Geoit - Reklam Alanı (Yazı Sonu)

Merhabalar ben Yusuf Bingöl Erzincan Üniversitesi Psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümü öğrencisiyim EFDALOG'da Psikoloji kategorisine içerik üretiyorum.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yorumlar (0)

  1. 30/12/2022

    Bu yazıda gerçekten önemli bir noktaya değinilmiş. Ben de aslında bu sorunun temelinde özgüven problemi yattığını düşünüyordum hep. Kendini daima yetersiz hissetmek aslında özgüveninin olmadığının da bir göstergesidir.

    • Görüşleriniz için teşekkür ederim. insanın kendini tanımlayabilmesi neleri yapıp neleri yapamadığının farkına varması ve bir şeyleri değiştirmek için harekete geçmesi önemli bir noktadır.
      Yeni yayınlar için takipte kalın bu süre zarfında önceki yayınlarıma göz atabilir, görüş ve önerilerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz.

  2. 30/12/2022

    Yusuf Bey öncelikle kaleminize sağlık. Yazı geçmişinize bir göz attım da gerçekten en çok ilgimi çeken yazınız bu oldu. Psikoloji alanına oldukça ilgili biri olarak seçmiş olduğunuz konu başlıkları benim gibi bu alanla içli dışlı olanların dikkatini çekecek düzeyde. Başarılarınızın devamını dilerim :)

    • Kader hanım değerli görüşleriniz için teşekkürlerimi sunuyorum. Her geçen gün nasıl daha iyi olabilirim parolasıyla içerikler üretmeye çalışıyorum. Güncel ve ilginizi çekebilecek yayınlar üzerine çalışmaktayım.
      Yeni yayınlar için takipte kalın bu süre zarfında önceki yayınlarıma göz atabilir, görüş ve önerilerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz. Sağlıklı günler…

  3. 31/12/2022

    Acaba bu sendrom neden kadınlarda daha çok görülüyor keşke bu noktaya da değinseydiniz yazınızda. Açıkçası ben bir erkek olarak merak ettim :D

    • İsmail bey merhabalar aslında araştırmanın örneklem grubunun kadınlardan oluşması kadınları bir tık ön plana çıkarmaktadır. Ben bu durumun Dünya genelinde kadınlara yüklenen anlam ve sorumluluklardan kaynaklandığını düşünmekteyim. Yaşanan olaylardan erkeklere nazaran biraz daha fazla etkilendikleri kanaatindeyim.

  4. Aga eric fromm 1 bu 2 sürekli kendimi görüp duruyorum ahahsd

  5. 05/01/2023

    Çocukken yetiştiğimiz ortam ve şekli tüm geleceğini etkiliyor insanın buna artık kesinlikle inanıyorum. Belki yüzlerce psikolojik blog, makale, araştırma yazısı okudum hepsinin başında sonunda ortasında mutlaka çocukluk travmalarının etkisi yer alıyor :(

    • Halime hanım elbette çocukluğun etkisi oldukça yüksektir. Bizlerin bilinçlenmesi ve bu konular hakkında farkındalığımızın artması geleceğimiz için oldukça önem arz etmektedir.
      değerli görüşleriniz için teşekkür ederim… :)

Bir yanıt yazın