Ülkemizde neredeyse üniversitesi olmayan şehrimiz kalmadı. Peki her şehrimizde üniversite bulunması doğru bir iş mi? Neredeyse açılan her üniversiteye hukuk, eğitim ve mühendislik fakülteleri açarak doğru bir eğitim modeli mi oluşturduk? Üniversiteler de baraj puanını kaldırarak üniversiteye niteliksiz öğrencileri yerleştirmek doğru bir karar mı?
Günümüz Türkiye’sinde yaşanan en büyük sorunlardan birisi olan atanamama ve bunun doğurmuş olduğu işsizlik probleminin kaynağı olarak kontrolsüzce açılan üniversiteler bulunmakta. İlk ve orta öğretimi bitiren birçok öğrencinin veya ailesinin hedefi üniversite okuyarak devlete atanmak. Peki herkes üniversite okumalı mı ya da her üniversite okuyan devlette mi işe girmeli? Tabi ki de devletin ortalama her sene 1.5 milyon mezun veren üniversitelerin öğrencilerini istihdam etmesi mümkün değil ki böyle bir şey mümkün olsa dahi bu kadar kişinin her sene devlete alınması demek üretim sektörünün durması anlamına gelmektedir. Devlete atanamayan ve özel sektörde iş bulamayan veya çalışmak istemeyen kişiler ülkede işsizliğin artmasına neden olmakta ve daha sonrasında dolaylı olarak üretimin baltalanmasına ve ülkede ekonomik yönden sıkıntılar çıkmasına neden olmaktadır. Ülkede açılan her üniversiteye hukuk eğitim ve mühendislik gibi temel fakülteleri açarak öğrenci kabul etmek hem üniversitelerde verilen eğitimin kalitesini düşürmekte hem bu üniversiteleri bitiren öğrencilerin 22, 23 yaşında vasıfsız bireyler haline getirmekte hem de sistemsel döngüde aksaklıklar yaşanmasına neden olmakta.
Günümüzde zanaat yani esnaflık denilen küçük işletmeciler yapılan bu yanlış üniversite politikaları nedeniyle işçi bulamamakta ve birçok sektörde işletmeci kısırlığı yaşanmaktadır. Tabi ki de herkes yaptığı işin eğitimini profesyonel olarak alması gerekmektedir fakat her sektörün eğitim yeri üniversite de değildir. Örneğin berberlik marangozluk motor ustalığı elektrikçilik vb. meslekleri yapacak kişilerin üniversite okumalarında zorunlu bir gereklilik yoktur. Bunun yerine meslek liselerini modern hale getirerek burada verilecek zanaat eğitimleriyle milyonlarca kişiyi 18 yaşına geldiğinde mesleğe hazır bir hale getirebiliriz. Bu sayede hem üniversite açma maliyetlerinde kurtulabiliriz hem küçük üretici dediğimiz esnaflığın devamlılığını sağlayıp profesyonel kişileri özel sektörde üretime katmış oluruz hem üniversitelerin verdiği eğitim faaliyetlerinin kalitesini öğrenci kalitesiyle birlikte arttırmış oluruz. Bu sayede devlete alımlarda yığılmanın önüne geçilmiş olur hem de devlete vergisini veren yeni özel işletmeler ortaya çıkar. Meslek liselerinin geliştirilmesinin yanında köylerde yaşayan ya da çiftçilikle uğraşmak isteyen kişilere modern tarımın eğitimi verilip fonla desteklenerek köyden kente göçün önüne geçmiş olur ve doğusunda tarım üreten batısında ağır sanayi ve teknoloji üreten ve de üniversitelerinde devlete hizmet sektöründe çalışacak daha nitelikli memur adayları yetiştirmenin önünü açmış olacağız.
Bunların yanında da dolaylı olarak işsizlik sorunu ortadan kalkarak üreten ve güçlü bir Türkiye’nin temellerini el birliği ile atmış olacağız.





